alevilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
alevilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mart 2026 Pazartesi

AĞACIN KURDU ÖZÜNDEN OLUR, ATASÖZÜNÜN BAZI ÖRNEKLERİ



Az bilinen ya da kullanılan bir Türk atasözü, her ağacın kurdu, kendi özünden olur der. Diyalektiğin başka bir modeli sayılabilir bu atasözü. Bir şeyin bozulması kendi iç sorunlarından başlar anlamına geldiği gibi, bir kitleyi en çok kendi gibileri kandırır anlamı da çıkartılabilir. Ben bu atasözünü bu anlamda kullanacağım. Rahmetli, Yaşar Nuri Öztürk'ün son kitaplarından birinin adı Allah ile Aldatmak'dı. Müslüman biri, Allah ile, iman ile aldatılır, solcular Marksizm, çevreciler çevrecilik, milliyetçiler, milliyetçili ve Atatürkçüler, Atatürkçülükle aldatılır.

Şu son on yılda ne çok insan dinsiz (deist-ateist,tengrici vesaire) oldu farkında mısınız? Görünüşte en dindar iktidara sahibiz. Oysa zinanın suç olmaktan çıkarılması, domuzun kasaplık hayvan olması, bu iktidar döneminde oldu. Ülkede imam hatip lisesi sayısı artıyor ama mezun sayısı artmıyor, öğrenci sayısı artmıyor. Din dersleri arttığı halde Deizm,Ateizm, Tengricilik gibi inançlar artıyor. Sosyal medyada, özellikle Youtube'da, nbu görüşü anlatanlar ve izlenmeleri artıyor. Diğer yandan, 2013'den (17-25 Aralık) beri türbanlı kız sayısında, her yeni yetişen nesilde ciddi bir azalma var. Sebebte dinci kesimin kend iki yüzlülüğü. Zengin çocuklarının , hele de muhafazakar zenginlerinin çocuklarının gittiği özel okullarda, tarikatlar ÇEDES bahanesi ile girip, Ramazan etkinliği olara Kabe'de hacılar ilahisi söyleniyor mu? Bu iki yüzlülüğün en son örneği, boykotlar. Daha önceki İsrail protestolarında, yola kola dökmek gibi eylemler etkili olmuyor, hatta bazen kola tüketimini arttırıyordu. İsrail'in son Gazze katliamlarından sonra durum değişti ve ilk defa Türkiye'de kola satışları (ve muhtemelen diğer bazı boykot ürünlerinin) satışı ciddi anlamda düştü. Ciddi derken, böyle büyük firmalar için yüzde üç, ciddi bir düşüştür ve tüketici davranışının ciddi anlamda değişeceğinin işaretidir. Bu yüzden artık sağcı medya, boykot edebiyatını bıraktığı gibi, boykot çağrısı yapan sosyal medya hesaplarının da sesi kısıldı. İsrail ya da Amerika, sadece gösteriş için boykot edilebilir. Şirketlere gerçek iktisadi darbe vuracak boykotlar ortaya çıktığında, boykotçuluk sessizce yok edildi.

12 Eylül de Atatürkçü geçindi, görünüşte en Atatürkçü dönemdi. Her konuşmada, Atatürk'ün bir sözü söylenir, herkes Atatürk dönemi modası, koyu renkli, dar takım elbiseler giyerdi. Bu dönemde her devlet dairesi Atatürk resmi, ev bahçe Atatürk büstü, her meydan Atatürk heykeliyle donatıldı. Bu Atatürkçülük gösterisinin ardında, cumhuriyet kurumlarının ve ilklereinin yozlaştırılarak, yok edilmesi vardı. Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu kapatılıyor, Atatürk, Dil ve Tarih, Yüksek Konseyi diye ucube bir kurum kuruluyordu. Devlet güzel sanatlar müzesindeki resimler, generallerin makam odalarına gidiyor, bazıları tek fotoğrafı olmadan kayboluyor, müze, müze özelliğini kaybediyordu. Tanzimat fermanı ve ilk resmi gazete Takvim-i Vekai'den beri süren dilde sadeleşme yerine, TRT ve ders kitaplarıyla zorla Osmanlıcalaşrıma çabalarına giriliyordu. (12 Eylül rejiminin en büyük yenilgisiydi.) Laiklik denilerek, zorunlu din dersleri, anayasaya giriyordu. Alevi köylerine ısrarla cami yapılıyor, Aleviler düzenli olarak fişleniyordu. Sürekli laiklik vurgusu yapılıyordu ama yüzde doksan dokuzu Müslüman  diyerek söze başlanıyordu. Terör bitirildi deniliyordu ama PKK örgütlenip, Eruh ve Şemdinli baskınlarına hazırlanıyordu. 12 Eylülü bu blogda çok yazdım. 12 Eylül, gardraop Atatürkçülüğünü kullanarak, Atatürkçülüğün altını boşalttı.

Merkez sağ denen partilerden de bahsedelim. Bu partilerin son iki önemli lideri (Mesut Yılmaz, Yıldırım Akbulut ve Tansu Çiller, lider sayılabilecek kişiler değildi), ideolojilerini kendileri baltaladılar. Turgut Özal, dindar ve muhafazakar geçinirdi ama ailesi, özellikle karısı Semra Özal öyle yaşamazdı ve halende öyle yaşamıyor. ( çok eski bir cumhurbaşkanı eşi olarak, gözlerden uzak.) Kendisi, Devlet Planlama Teşkilatı müsteşarıyken, verdiği teşvik kredileri ile özel sektörün bira fabrikaları kurmasını sağlayan kişiydi. Muzır neşriyat olarak görülen erotik-p.rno yayımların poşete konulması ile ilgili yasa çıkarırken oğlu, erotik yayınlar da yapan Star medya'nın kurucu ortağıydı. Süleyman Demirel, yıllarca muhafazakarlardan oy aldı ve onları sola karşı kışkırttı. 1978'in son günlerinde, Kahramanmaraş ili kan gölüne dönmüşken, bana sağcılar adam öldürüyor dedirtemezsiniz diyen kişiydi. 28 Şubat sürecinde türbanlılar okumaya Arabistan'a gitsin diyen de o oldu. 12 Eylülün karanlık günlerinde Süleyman Demirel'i, 28 Şubatın dar günlerinde tarikatların ve muhafazakarların savunucusu, demokrtasi şövalyesi, kahraman gazeteci, Nazlı Ilıcak; 15 Temmuz darbesi davasında cezası onananlar arasında.

Ülkücülük de kurdu kendi özünde olan ağaçlardan oldu.Abdullah Çatlı, Ülkücülüğü, kendini hızla tüketen DYP ve genel başkanı Tansu Çiller'in hizmetine soktu. Öncesinde Ülkücülük, devlet yada Türk devletine bağlı bir aygıttı, Çatlı ve ekibi, Ülkücülüğü doğrudan Tansu Çiller'de (başbuğ Türkeş'den önce) bağladı.Susurluk kazası sonra holding medyalarındaki manşetlerin, özel haberlerin hedefi Tansu Çiller ve Enişe adı ile kodlanan kocası Özer Uçuran Çiller'di. O yıllarda derin devlet denilen yapı, büyük ölçüde Ülkücülerden oluşurdu. Ülkücüler, özel harekat haricinde, kamu kadrolarından dışlandı. 15 Temmuz sonrasında oluşan MHP-AKP birliği bile bunu değiştirmedi. Kurtlar Vadisi dizisi de bu tasfiyeyi anlattı. Dizi izleyicilerinin en büyük hatası, dizinin gerçek olayları bire bir anlattığı ve dizideki her karakterin, gerçek hayatta bir karşılığı olduğu sanısıdır. Gerçek hayattan kısmen esinlenme vardır ve karakrterler genelde bir kaç kişinin birleşimidir. Mesela Baron Karahanlı; hikayenin genel anlatımına uygun olarak en fazla Mehmet Emin Karamehmet'e benzemektedir; ölümü Üzeyir Garih'in ölümüne benzer;  baron lakabı ise eski mafya babalarından Ali Fevzi Bir'e aittir. Dizideki iyi karakterler de, kötü karakterler de, (büyük çoğunlukla) Ülkü ocaklarından yetişmiştir (dizide ne adı, ne de iması vardır.). Dizideki Kürt karakterler de Ülkü ocaklıdır. Dizide hiç Alevi kararkter olmaması nedense kimsenin dikkatini çekmemiş. Abdullah Çatlı ile beraber ölen polis amiri Hüseyin Kocadağ, Alevi'ydi ve hatta o akşamki içkili eğlencenin amacı, Çatlı ile Kocadağ'ın barıştırılmasıydı. İzleyicilerin sandığının aksine Polar Alemdar; Abdullah Çatlı veya Hakan Fidan  değildi. Gerçek hayatta kimle özdeşleşebilir bilmiyorum ama Polat Alemdar; DYP ile Çiller; Mesut Yılmaz ve ANAP; üzerine de MHP-Ülkü ocaklarını devletten tasfiye eden kişiydi ve popüler olması için özellikle uğraşılan dizide, Ülkücülüğün kurdu da kendinden olmuştu.

Ülkemizde çevrecilik de en büyük darbeyi TEMA denen örgütten almıştır. Meraları, yaylaları, ot parasına yağmalatan yasayı TEMA ve Hayrettin Karaca hazırladı. Ülkenin yeşil alanları, çevrecili olduğunu iddia eden bir yasayla yağmalandı ve yağmalanıyor.

Atatürk ve İnönü'nün kurduğu demokratik düzeni, bugünkü din hegomonyasına çevirenler de, bundan en çok faydalananlar oldu. Liberal sol olduklarını iddia edenler ne liberal, ne de solcuydu; bu söylem sadece sümüklü ve Pensilvanyalı şeyhin müridi olduklarını saklamak içindi. Orhan Pamuk'da, daha doksanlarda bile, Nagehan Alçı, Rasim Ozam Kütahyalı ile arkadaş olduğu halde, sürekli Ateistliğini vurguladı ve hatta ailecek Ateist olduğunu falan söylemiş; aile tehdit alınca Orhan'a kendi adına konuş diye seslenmişti.

Bir ağaca kurtcuk, kendi özünden düşer. Ben, pek az okunan bu blogumla solcuları, Atatürkçüleri, Alevileri etkileyebilir, dolayısı ile onlara hainlik yapabilirim. Dinciler, Ülkücüler beni okusa bile benden o kadar etkilenmez.  Bu yüzden herkes özünü yoklamalıdır.


29 Ocak 2026 Perşembe

KENANİZM NEDİR2?NEFRET DAİRESİ



Kenanizm, belli kavram ve olgulara karşı nefret geliştirmiş, bunu da halka Atatürkçülük diye yutturmuştur. Bu nefretleri, kendi önem sırama göre yazacağım:

1)İşçi sendikası nefreti: Kenan Evren'in halkı toplayıp (zorla) yaptığı uzun mitingleri incelerseniz, en fazla sendikalara nefret kustuğunu görürsünüz. Bir sendika hiç bir grev, toplu sözleşme yada eylem yapmasa bile, üye sayısının, tesislerinin, matbaasının büyülküğüyle bile Kenan Evren'in hedefi olabiliyordu. Sanki bir suçmuş gibi, sendikanın devasa merkezinden, tesislerinden bahsediyordu. MESS başta olmak üzere, işveren sendikalarının yaptığı hiç bir şeyi eleştirmedi, sadece işçi-çalışan sendikalarını eleştirdi. Eğitim Enternasyonalinin 5 Ekim Dünya Öğretmenler günü Türkiye'de kutlamasına engel olmak için, 24 Kasım Öğretmenler günü icat edildi. Memur sendikaları yasaklandı, KESK; memurlara sendika kurmak yasakken kuruldu. İşçi sendikalarının da yetkileri budandıkça, budandı. Sendikalı işçi-çalışan sayısı her sene düştü, her sene sendikalar daha fazla işlevsizleşti. Günümüde pek çok kişi, Atatürkçülük adnına Kenanizm yapıp, sendika ve sendikal hak (grev, iş bırakma, toplu sözleşme ve benzeri eylem) düşmanlığı yapıyor.

2)Alevi ve Kürt düşmanlığı; 12 Eylül rejiminin en belirgin faaliyetleri; Alevi köylerine cami yapılması, zorunlu din dersleri ve Kürtçe'nin yasaklanmasıdır. 

Seksenlerde 40-50 milyonluk ülkede, tahminen iki milyondan fazla insan, çoğunluğu da kadın, Kürtçe'den başka dil bilmiyordu. Pqq'da yeni kurulmuş, kendine taban arıyordu. 12 Eylül bu şartları fazlasıyla verdi. Kenan Evren meşhur kart-kurt-Kürt söylemi ile koca bir toplumu tamamen red etme tavrını takındı.12 Eylülün devlet zorbalığı, insanların devletten nefret etmek için yeterliydi.Buna Kürtçe konuşma-müzik yasağı ve Esat Oktay Yıldıran gibilerin zorbalığı da eklendi.

Burada pek çok faşistin hayran olduğu Esat Oktay Yıldıran'la ilgili bir parantez açayım. Kendisi sadece insanlara eziyet eden bir psikopattı ve eline Ülkücü mahkumlar verilse, onalara da eziyet edecek birisiydi. Diyarbakır Askeri Cezaevinin iç güvenlik sorumluluğu normalde bir astsubayın üzerindeyken, yüzbaşı rütbesiyle aldığı bu işi, rezilce görevden alınarak devretti. Kendisinin işkenceciliği bir yana, en basit yönetim ilkelerini bilmemesi bile Harbiye'den mezuniyetine engel olmalıydı. Zaten devlete teslim olmuş, işbirliği yapanlara da ilkence etti. Bu yüzden devlet uzun süre pek çok Kürt topluluğundan işbirlikçi bulamadı. Kendisi öylesine bir nefret objesiydi ki, adını ve yüzünü değiştirmesine rağmen, sesinden tanındı. Öldürülmesi de yaşamı kadar ikonik oldu. Otobüste onu vuran kişi, Esat Oktay Yıldıran, sana Diyarbekir zindanından Laz Kemal'in selamı var dedi ve karısı ile oğlunun yanında ateş etti. Yıldıran'ın son sözleri, ben Esat Oktay Yıldıran değilim oldu. Bu olaydan sonra infaz ve kurşunlamalarda, birilerinin selamını söyleme modası başladı.

Alevi nefreti de, Alevi köylerine cami yapmak ve zorunlu din derslerinde bolca Alevi-Şi-Gayrı Müslim düşmanlığı yaparak arttrıldı. Aslında müfredatta yada ders kitabında çok bir şey yoktu, asıl sorun din öğretmenlerindeydi. Pek çok din öğretmeni, Aleviler aleyhine ileri-geri konuştu; bazı okullarda öğretmenler, Alevi öğrencileri, biz Sünni çocuklarla özel şeyler konuşacağız deyip, dışarı çıkardı. Bunlar öyle kişisel tavırlar değildi. Türkiye'de en garip ders, din dersleridir. Din öğretmenlerinin tavırları asla tesadüfi yada fevri değildir. Okul yöneticilerinin çoğunun din öğretmeni olması da tesadüf değildir. Din öğretmenleri en çok seminer-kurs alan öğretmenlerdir. 28. ylımı yaşadığım öğretmenlik hayatında en sinsi, kumpasçı, dedikoducu öğretmenler, din öğretmenleri oldu. Hemen hepsinin bir tarikatla doğrudan bağı vardır. Proje liselerde çalışanlar da iktidar kliğinden bir klana bağlıdır. Din dersi de içeriği en çok değişen derstir. Hatta diğer derslerin kitabının kapağı değişir, içeriği değişmez; din dersinde kapak değişmez diye laf vardır. Seksenlerde din dersi, haftada bir saatti. Sonra ikiye çıktı, siyer şu bu derken bazı liseler, imam hatip kadar din dersi alıyor. Her nesilde de din dersi artıyor. Bu da tesadüf değil. Bu dersin amacı, gençliği sağcı yapmak ve Alevileri asimile etmekti.  Kenan Evren'in, boğacaksan solu, yetiştireceksin sofu dediği rivayet edilmiştir. Halkı sağcı yapmakta başarılı oldu. Ben üç ayrı imam hatip lisesinde ders verdim. Pek çok öğretmen  arkadaşım imam hatipliydi ve pek çok da imam hatipli tanıdım. İmam hatipliler, diğer insanlara göre daha dindar yada daha imanlı değiller; daha sağcılar; zira eğitimleri buna göre planlanmış. Bu din eğitimi, seksenler ve doksanlar boyunca Alevi gençler arasında Ateizm'in yayılmasına sebep oldu. Devlet buna aldırmadı, Alevleri zaten Müslümandan da saymıyordu. Sonra doksanlarda Kürtler, son on yıldır da Tengricilik adı altında milliyetçi Türkler dinsiz (Agnostik-Deist vs) oldu. Sık sık okul değiştiren bir öğretmen olarak gözlemim, imam hatipleri bir kenara koyarsak, din dersi arttıkça, dinsizliğin artması; hatta bazı eğitim araştırmacılarına göre imam hatipliler arasında da dinsizlik artmaktadır. Bunun sebebi dersin kuruluş amacıdır; bu amaç Hanedi-Sünniliğin üstünlüğü ideolojisini benimsemiş nesiller yetiştirmektir. Kendisini üstün zümreden görmeyenlerde, dersten nefret etmektedir. Son yıllarda Arap toplumu üstünlüğü verildikçe, Türk milliyetçileri de dinden uzaklaşmaktadır.

Alevilere baskılar sadece din dersleri değildi. Darbe olduğunda Maraş katliamı olalı 2 takvim yılı olmamış (Aralık 1978), Çorum katliamı ise  üç aydan daha kısa bir zaman (1980 Temmuz) önceydi. Darbe rejimi  özellikle Maraş'taki Alevi köylülerini evlerini terk etmesi ve göç etmesi için zorbaladı. Kamuda Alevi memurlar, işçiler, çeşitli bahanelerle işten çıkarıldı. Aleviler itinayla fişlendi. Kürtlere karşı, kart-kurt-Kürt inkarına benzer bir inkar siyaseti düzenlendi. Diyanet memuru ve sosyoloji doçenti Abdülkadir Sezgin, 1990 yılında, doçentlik tezi ile devletin inkar tezini yazdı. Sezgin'in, Hacı Bektaş-ı Veli ve Bektaşilik adlı kitabına göre Alevilik, Bektaşilikti  ve Bektaşilik de Sünniliğin, hatta Hanefiliğin içinde bir tarikattı. Bu gün Cemevleri başkanlığının kültür bakanlığına bağlı olması, bu tezin sonucudur.

Alevi ve Kürt düşmanlığı demişken, hem Kürt, hem Alevi olan ve Alevilerin çoğunluk olduğu tek il olan Tunceli'de, Kenanizmden çok çekti. Kenan Evren'in karısı Sekine Evren'in, Tertele sonrasında memurlara besleme verilen kız çocuklarından olduğu iddiası çok ortalıkta dolaştı. O zamanın gazetelerinde yazılanlara göre Sekine Evren, gece tırnak kesmemek gibi Dersimlilere ait pek çok batıl itikada halen inanıyormuş. Sekine hamım, 1982'de öldü ve yerini resmen şarkıcı Emel Sayın aldı. Sayın, Türkiye'nin ilk resmi metresi oldu, resmi davetlerde Evren'in eşi muamelesi gördü. Kendisi defalarca evlenip, boşanmış ve her kocasını da aldatmış biriydi. Evren'le beraber bir altın çağ yaşadı. Dönemin tek kanallı TRT'si sadece milli takımın maçları, Kenan Evren'in konuşmaları ve Emel Sayın'ın konserlerini renkli yayımlar. Sonra Emel Sayın'ın Yeşilçam filmleri de yararlanacaktır bu renkli yayın ayrıcalığından. 12 Eylül 2010, yetmez ama evet referandumunun darbe cuntasını yargılayacağına inanmadım çünkü Emel Sayın ve onun resmi metresliği o zaman da, şimdi de hiç konuşulmadı. Netekim 12 Eylül generalleri yada diğer subayları yargılanmadı, askeri tören ve askeri tabutla gömüldü.

Alevilere zorbalığın diğer bir sonucu Parti -Cephe başta olmak üzere sol örgütlerin, doksanların sonuna kadar Türkiye'de etkin oldu. 1996 bir Mayısında İstanbul'u birbirine kattılar; Sabancı suikasti gibi sansasyonel cinayetler işlediler. 2002 Hayata Dönüş operasyonlarına kadar etkindiler. PKK'da, kuruluş yılında pek çok Alevi militan edindi.

3)Öztürkçe kelimeler: Kenan Evren, Atatürk'ün sadece elbiselerine hayran, sadece kıyafet devriminden yanaydı. Bir yerlere Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün isimlerinden birini veriyor, Atatürk'ün doğumunun yüzüncü yılı olan 1981 hunharca kutlanıyordu. Buna karşılık Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu kapatılıp, öz Türkçe kelimelere savaş açılıyor, bunlar yerine ihtiyarların bile unuttuğu Osmanlıca kelimeler kullanılıyordu. Bunun içinde ders kitapları, üniversite dersleri, resmi belgeler ve TRT kullanılıyordu. İlginç bir şekilde bu kelimeler arasında Kenan Evren'in soy adı vardı ve onunla Kenan Kainat diye dalga geçiliyordu. 1990'da ilk özel televizyon kanalı Star 1 ve ardından illegal de olsa özel radyo ve televizyon kanalları kurulunca,  devletin Osmanlıca kelime sevdası da bitti.

4)Kitap-Dergi-Gazete: Seksenli yıllarda tek kanallı televizyonumuz akşam saat 19.00 yada 20.00'da başlar, saat 24.00 'da biterdi. Sık sık arıza yapar, halka necefli maşrafa fotoğrafı izletirdi.  Dört yada beş saatlik yayınının yarım saati haber bülteni olur, son on beş dakikasında yasa dışı sol örgütler ve örgütsel dökümanlar sergilenirdi. Bu dökümanlar da yasal kitap, gazete ve dergilerdi. Bu tavır sadece televizyon yayınlarından ibaret değidli. Kitapçılar, sahaflar sık sık basılır, yasaklı kitap aranırdı. Ankara, Zafer çarşısında, çarşıyı dolaşanların yada alış-veriş edenlerin de çantası ve üzeri aranırdı. Kitap yayıncısı İlhan Erdost, Mamak'da, dövüle dövüle öldürüldü. Kitap satışları dibe vurdu, pek çok kitabın ilk baskısı iki bin bile değildi. Okullarda bile sık sık kütüphanelerden kitap toplanıp, hurda kağıda gidiyordu. Doksanların başlarında bile, Türkiye'deki kitapların üçte biri Ankara'da satılıyordu. Üstelik pek çok yayın evi, 1982'de sadece yirmi sekiz yayın evi ve beş yazarla, The Marmara otelinin altında beş yüz metre kare alanda başlayan TÜYAP İstanbul kitap fuarında, tüm yıl sattığından daha fazla kitap satıyordu. 1989 yılında, Emin Çölaşan'ın yazdığı Turgut Nereden Koşuyor kitabı, ortaya çıkardığı sıkandallar kadar, o dönem için anormal satışı ve Çölaşan'ın kazandığı telif geliri ile de çok konuşulmuştu. (2025 Ocak ayı itibarıyla Ekşisözlükte yazılanların aksine hiç yasaklanmadı, bir kaç ay sonra Özal ailesi, kitaba dava açtı, telif gelirini de istedi. Özal ailesinin bu tavrı, kitabın gelirine göz koyduğu şeklinde yorumlandı. Çölaşan davayı kazandı ve kitabın yazın-yayım ve dava süreçlerini anlatan, Turgut'un Seriveni diye başka bir kitap yazdı.) Dünyada kitap fuarları genelde tanıtım odaklıdır, Türkiye'de ise bu krizlerin hatırası olarak satış odaklıdır.

İlginç olansa, 12 Eylül,  cumhuriyet tarihinin en büyük okuma-yazma öğretme kampanyası başlattı. O yıllarda Türkiye'de kadınlarda okuma-yazma oranı %70'ler civarındaydı ve kırk yaş üstü kadınların çoğunun okuma-yazması yoktu. Milyonlarca yaşlı insan, ilkokullarda ve halk eğitim merkezlerindeki gece kurslarında okuma-yazma öğrendi. O dönemin iklimi gereği öğretmenler de pek kitap okumuyor, öğrencilere tabelaları okuasını tavsiye ediyordu. Bu üzden bizim nesil tabelaları ve bilboardları falan okur.

5)Atatürk'ün kurduğu kurumlar: Dil, Tarih, Coğrafya fakültesi, Mülkiye Mektebi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve aklıma gelmeyen, unuttuğum pek çok kurum, 12 Eylül ve devamı Turgut Özal döneminde, özerklikleri yıpratıldı, itibarları zedelendi. Türk Hava Kurumu'nun kurban postu tekeli kaldırıldı ve Süleymancılar başta olmak üzere tarikatların kaçak kurban toplamaları yasallaştı. Üniversitelerin özerkliği yıkılıp, Yüksek  Öğretim Kurumu denen garabet kurumdu. Bu kurumlar, emekli generaller, albaylar, diğer subaylar ve yakınlarına arpalık oldu ve yağmalanarak zarar edilmesi sağlandı. (Yağmalanma, başka bir yazının tek başına konusu)





23 Mayıs 2024 Perşembe

GUDEA SİLİNDİRLERİ



Gudea silindirleri, MÖ 2125 yılına ait bir çift terakota silindirdir. Ninurta Tapınağı'nın İnşası adında bir Sümer efsanesi hakkındadır ve çivi yazısı ile yazılmıştır. Silindir, Lagaş'ın kralı Gudea tarafından oluşturulmuş ve 1877 yılında Telloh (antik Girsu), Irak'taki kazı sırasında keşfedilmiştir. Günümüzdeyse Fransa'nın başkenti Paris'teki Louvre Müzesi'nde sergilenmektedir. Bunlar şimdiye kadar keşfedilen en büyük çivi yazısı silindirleridir ve Sümer dilinde yazılmış en uzun bilinen metni içerir.


Keşif
Silindirler, 1877'de yapılan ilk kazılarda, Sümerlerin "kutsal şehri"nin antik kalıntıları olan Telloh'taki E-ninnu tapınak kompleksi altındaki bir su yolunda Ernest de Sarzec tarafından keşfedilmiştir. Agaren olarak bilinen bir binanın yanında bulunmuş ve burada, Lagaş'ın İkinci Hanedanlığı döneminde Gudea tarafından tapınağın yapımını anlatan bir yazıt içeren bir sütun direği bulunmuştur. Agaren, sütunun üstünde bir yargı yeri veya merhamet koltuğu olarak tanımlanmış ve silindirlerin ya orada ya da Eninnu'da başka bir yerde tutulduğu düşünülmektedir. Girsu neslinin yok edilmesi sırasında drenaja düştükleri tahmin edilmektedir. 1878’de silindirler Paris, Fransa'ya gönderildi ve günümüzde Louvre Müzesi, Yakın Doğu eserleri bölümü, Richelieu, zemin kat, oda 2, MNB 1511 ve MNB 1512 erişim numaralarında sergilenmektedir.

Tarifi

Antik tuğlalar ve modern kopyalarla yeniden inşa edilen "Gudea Sütunu", yan yana yerleştirilmiş dört yuvarlak sütundan oluşur. Yazıt, Ningirsu mahkemesi sedir ağacı portikosundan bahseder. Girsu'daki Ningirsu tapınağının güney-batısında bulunmuştur. Louvre Müzesi, Paris, Erişim numarası AO 388, Yakın Doğu Antikaları Bölümü, Richelieu, 2. Salon, Ernest de Sarzec kazıları, 1881.
İki silindir A ve B olarak etiketlendi, A, 61 cm yüksekliğinde, 32 cm çapında ve B ise 33 cm çapında 56 cm yüksekliğindedir. Silindirler, montaj için merkezde deliklerle oyulmuştur. Esasen silindirin deliklerini dolduran kil tıpalar mevcuttu ve silindirin kendisi bilinmeyen bir tür alçı ile doldurulmuştu. Silindirlerin kil kabukları yaklaşık 2,5 ila 3 cm kalınlığındadır. Her iki silindir de çatlamış ve restorasyona ihtiyaç duymuştur; Louvre, B silindirin bir kısmını restore etmek için kullanabilecek 12 silindir fragmanına sahiptir. A silindiri otuz sütun iken B silindiri yirmi dört sütundur. Bu sütunlar, vaka başına bir ila altı satır içeren sütun başına on altı ila otuz beş vakaya bölünmüştür. Çivi yazısı, silindirlerin yatay konumda okunması anlamına gelmektedir ve bu, Akad İmparatorluğu veIII. Ur hanedanı arasında kullanılan tipik bir formdur. Belirli işaretlerin şekillerinde alfabe farklılığı, silindirlerin farklı yazmanlar tarafından yazıldığını ortaya koymaktadır. (Wikipedya)

a ve b silindirlerindeki yazilarin tamaminin yapay zeka kullanarak ingilizce'den turkceye cevirilmis hali:

1-4. gökte ve yerde kaderler belirlendiği gün, lagaš başını tam ihtişamıyla yüksekte tuttu ve enlil, lord ningirsu'ya onaylayarak baktı. şehrimizde mükemmellik vardı.

5-9. kalp sevinçle taştı, enlil'in kalbi, taşan bir nehir gibi sevinçle taştı. kalp sevinçle taştı ve tigris'in tatlı su getirdiği gibi, iradesi muazzam bir sel olan, parlayan ve heybetli enlil, tatlı bir karara vardı:

10-16. "efendi, evini çağırdı ve ben e-ninnu'nun görkemini her yere yaymayı düşünüyorum. hükümdar (yani gudea), bilgeliğini kullanarak büyük işler başaracak. kusursuz sığırlar ve oğlakları kurbanlık olarak yönlendirecek. kaderin tuğlası onu bekliyor. kutsal evin inşası onun tarafından yapılacak."
17-23. o gün, geceleyin bir vizyonda gudea, efendisi lord ningirsu'yu gördü. ningirsu ona evinden, yapımından bahsetti. ona tam görkemiyle bir e-ninnu gösterdi. aklı olağanüstü olmasına rağmen, mesajı anlaması gerekiyordu.


24-32. "iyi, bunu ona anlatmalıyım! iyi, bunu ona anlatmalıyım! bu konuda benimle birlikte olmasını isteyeceğim. derin şeyler (?) aniden bana, çobana geldi, ama geceleyin vizyonun bana getirdiği şeyin anlamını anlamıyorum. bu yüzden rüyamı anneme götüreceğim ve kendi alanında uzman olan, sirara'dan ilahi kız kardeşim, rüya yorumcum nanše'den anlamını bana açıklamasını isteyeceğim."

33-38. teknesine bindi, ıd-nigin-dua kanalı üzerinden kenti nigin'e doğru yöneldi ve nehir dalgalarını neşeyle yardı. bagara'ya, nehre kadar uzanan eve vardıktan sonra, ekmek sundu, soğuk su döktü ve bagara'nın efendisine dua etmek için gitti.

39-51. "savaşçı, rakipsiz aslan! abzu'da önemli, nibru'da saygıdeğer ningirsu! savaşçı, bana emrettiğin şeyi sadakatle yerine getirmek istiyorum; ningirsu, evini senin için inşa etmek, onu senin için mükemmel hale getirmek istiyorum, bu yüzden kendi alanında otorite, tanrılar arasında rüya yorumcusu, sirara'dan ilahi kız kardeşim, eridug'dan doğan çocuk, hanım nanše'den bana yolu göstermesini isteyeceğim." çağrısı duyuldu; efendisi lord ningirsu, gudea'nın duasını ve yalvarışını kabul etti.

52-63. gudea, bagara evinde ešeš festivalini kutladı. hükümdar, yatağını gatumdug'un yanına kurdu. ekmek sundu, soğuk su döktü ve kutsal gatumdug'a dua etmek için gitti: "benim hanımım, kutsal an tarafından doğurulan çocuk, kendi alanında otorite, gururlu tanrıça, ülkede yaşayan, ... şehrinin ...! hanım, anne, lagaš'ı kuran siz, halkınıza bakarsanız, bolluk getirir; sizin baktığınız değerli genç adam uzun bir ömür yaşayacaktır."

64-67. "annem olmayan benim için, siz benim annemsiniz; babam olmayan benim için, siz benim babamsınız. benim tohumumu rahme yerleştirdiniz, beni sığınağınızda doğurdunuz, gatumdug, kutsal adınız tatlıdır!"

68-79. "bu gece burada yatacağım (?). siz, yanımda takılı büyük hançerimsiniz (?); büyük sulara dikilmiş bir ...sınız, bana hayat veriyorsunuz; geniş bir güneşliksiniz; gölgenizde serinleyeyim. yüce ellerinizin uygun, sağ avucunuz, hanım gatumdug, bana koruma sağlasın! şehre gidiyorum, işaretim uygun olsun! dost koruyucunuz benim önümde yürüsün ve dost koruyucu cininiz, nigin'e, sudan yükselen dağa giden yolda benimle yürüsün."

80-89. "iyi, bunu ona anlatmalıyım! iyi, bunu ona anlatmalıyım! bu konuda benimle birlikte olmasını isteyeceğim. rüyamı anneme götüreceğim ve kendi alanında uzman olan, sirara'dan ilahi kız kardeşim, nanše'den, rüyanın anlamını bana açıklamasını isteyeceğim." çağrısı duyuldu; hanımı, kutsal gatumdug, gudea'nın duasını ve yalvarışını kabul etti.

90-100. teknesine bindi, nigin kentine doğru yöneldi, nigin iskelesinde demirledi. hükümdar, sirara tanrıçasının avlusunda başını yüksek tuttu. ekmek sundu, soğuk su döktü ve nanše'ye dua etmek için gitti: "nanše, güçlü hanım, en değerli (?) güçlerin hanımı, enlil gibi kaderleri belirleyen hanım, benim nanše'im, söylediklerin güvenilir ve önceliklidir. tanrılar arasında rüya yorumcusu sensin, tüm toprakların hanımısın. anne, bugün benim meselem bir rüya:"

101-109. "rüyada, gökyüzü kadar büyük, yer kadar büyük birisi vardı. başını bir tanrı gibi, kanatlarını anzud kuşu gibi, alt bedeni bir sel fırtınası gibiydi. sağında ve solunda aslanlar yatıyordu. evini inşa etmemden bahsetti, ama tam olarak ne demek istediğini anlayamadım, sonra ufukta bana gün ışığı doğdu."

110-114. "sonra bir kadın vardı -- kim olduğu belirsiz. o … başaklar topluyordu. elinde rafine gümüşten bir yazı aleti tutuyordu ve bunu uğurlu yıldızlarla dolu bir tablete yerleştirip danışıyordu."

115-123. "ayrıca, bir savaşçı vardı. kolu bükülmüş, elinde lapis lazuli bir tablet tutuyor ve evin planını belirliyordu. kutsal sepet önümde duruyordu, kutsal tuğla kalıbı hazırdı ve benim için kaderin tuğlası kalıba yerleştirilmişti. önümde duran güzel bir ildag ağacında tigidlu kuşları cıvıldaşarak gün geçiriyordu. efendimin sağ taraftaki eşek aygırı benim için toprağı kazıyordu."

124-131. annesi nanše hükümdara cevap verdi: "çobanım, rüyanı her detayıyla sana açıklayacağım. göğe eşit büyüklükte, yere eşit büyüklükte, başı bir tanrı gibi olan, kanatları, dediğin gibi, anzud kuşunun kanatları gibi olan ve alt bedeni, dediğin gibi, bir sel fırtınası gibi olan, sağında ve solunda aslanlar yatan kişi aslında benim kardeşim ningirsu'ydu. o, sana e-ninnu tapınağının inşasından bahsetti."

132-133. "ufukta senin için doğan gün ışığı, senin kişisel tanrın ningišzida, ufukta senin için gün ışığı olarak doğacak."

134-140. "elinde rafine gümüşten bir yazı aleti tutan, uğurlu yıldızlarla dolu bir tablete yerleştirip danışan, … başaklar toplayan genç kadın aslında benim kız kardeşim nisaba'ydı. o, evin inşasını müjdeleyen kutsal yıldızları sana duyurdu."

141-143. "ikinci olan, bir savaşçıydı ve kolu bükülmüş, elinde lapis lazuli tablet tutan kişi, evin planını tablete koyan nindub'du."

144-146. "önünüzde duran kutsal sepet, hazır olan kutsal tuğla kalıbı ve kalıba yerleştirilen kaderin tuğlasıyla ilgili olarak, bu rüyanın parçası e-ninnu'nun iyi tuğlasıyla ilgilidir."

147-149. "önünüzde duran güzel ildag ağacıyla, içinde, dediğin gibi, tigidlu kuşlarının gün boyu cıvıldadığı ile ilgili olarak, bu, evin inşası tatlı uykunun gözlerinize girmesine izin vermeyeceği anlamına gelir."

150-151. "efendinizin, dediğiniz gibi, sağ taraftaki eşek aygırının sizin için toprağı kazdığı kısım; bu, e-ninnu için seçkin bir at gibi toprağı kazıyacak olan sizinle ilgilidir."

152-172. "size tavsiyede bulunayım ve tavsiyem kabul edilsin. adımlarınızı lagaš toprağının önde gelen evi girsu'ya yöneltin, ambarınızı açın ve içinden odun çıkarın; efendiniz için bir savaş arabası yapın (?) ve ona bir eşek aygırı koşun; bu arabayı rafine gümüş ve lapis lazuli ile süsleyin ve ok kılıfından güneş ışınları gibi fırlayacak oklarla ve kahramanlığın gücü olan an-kar silahıyla donatın; onun için sevdiği sancağı yapın ve adınızı üzerine yazın, ve sonra hediyeleri seven savaşçının, efendiniz lord ningirsu'nun önünde, e-ninnu-beyaz-anzud-kuşu'nda, onun sevdiği balag davulu ušumgal-kalama ile birlikte, sürekli dinlediği ünlü çalgısıyla girin. o zaman istekleriniz emirler gibi alınacak; ve davul, gökyüzü kadar anlaşılmaz olan efendinin -- ningirsu, enlil'in oğlunun eğilimini sizin için olumlu hale getirecek, böylece evinin tasarımını size her detayıyla açıklayacak. güçleriyle, en büyük olanlarla, savaşçı evi sizin için geliştirecek (?)."

173-195. gerçek çoban gudea bilge ve gerçekleştirmekte de yetenekli. nanše'nin söylediklerini kabul ederek, ambarını açtı ve içinden odun çıkardı. gudea, odunu parça parça kontrol etti (?), oduna büyük özen gösterdi. meš odununu düzeltti, ?alub odununu bir balta ile yarıp ondan mavi bir savaş arabası yaptı (?). ona pirig-kaše-pada isimli aygırı koştu. onun için sevdiği sancağı yaptı, adını üzerine yazdı ve sonra hediyeleri seven savaşçının, efendisi lord ningirsu'nun önünde, e-ninnu-beyaz-anzud-kuşu'nda, sürekli dinlediği ünlü çalgısı olan sevdiği balag davulu ušumgal-kalama ile birlikte girdi. davulu tapınakta sevinçle ona getirdi. gudea, e-ninnu tapınağının içinden yüzü parlayarak çıktı.

196-206. bundan sonra ev, geçirdiği tüm günlerin ve tüm gecelerin kaygısı oldu. yüksek olanı düzleştirdi, tesadüfi sözleri reddetti (?), cadıların tükürüklerini (?) yollardan temizledi. korkutucu yer olan, yargı yapılan yer olan, ningirsu'nun tüm toprakları gözlemlediği yer olan šu-galam'a bakan hükümdar, bir semiz koyun, yağlı kuyruklu bir koyun ve buğdayla beslenmiş bir oğlağı, bakire bir oğlağın derileri üzerine yatırdı. dağların saf bitkisi mersini ateşe koydu ve tanrıların kokusu olan sedir reçinesiyle duman çıkardı.

207-216. efendisine halkın önünde yükseldi ve ona dua etti; ubšu-unkena'ya giderek onu selamladı: "efendim ningirsu, şiddetli suları geri çeviren efendi, gerçek efendi, büyük dağ'ın boşalan tohumu, rakipsiz asil genç kahraman! ningirsu, evini senin için inşa edeceğim, ama uğursuz bir işaretim yok. savaşçı, mükemmellik istedin, ama enlil'in oğlu, efendi ningirsu, bunu nasıl başaracağımı bana bildirmediğin için."

217-225. "senin iraden, deniz gibi sürekli yükselen, yıkıcı bir sel gibi çarpan, coşkun sular gibi gürleyen, şehirleri (?) bir sel dalgası gibi yıkan, isyancı topraklara bir fırtına gibi vuran; efendim, kimse durduramadığı coşkun su olan iraden; savaşçı, gökyüzü kadar anlaşılmaz olan iraden -- enlil'in oğlu, efendi ningirsu, senden bunun hakkında bir şey öğrenebilir miyim?"

226-231. sonra, ningirsu uyuyanın başına yaklaştı, kısaca ona dokundu: "sen benim için inşa edecek olan, benim için inşa edecek olan hükümdar, evimi benim için inşa edecek olan gudea, evimi inşa etmek için uğursuz işareti sana söyleyeyim, göklerin saf yıldızları olan düzenlemelerimi gösteren işareti sana söyleyeyim."

232-240. "anzud kuşunun gürlemesi gibi, gökyüzü benim evim, an tarafından kurulan e-ninnu'dan titrer, güçleri en büyük olan, diğer tüm güçlerden üstün olan ev. sahibi uzaktan bakabilen ev. onun şiddetli ışıltısı gökyüzüne ulaşır, evimin büyük korkutuculuğu tüm topraklara yayılır. ününe karşılık olarak tüm topraklar, gökyüzünün sınırlarından bile, magan ve melu?a dağlarından inip toplanacaklar."

241-247. "ben, şiddetli suları geri çeviren ningirsu, enlil'in krallığının büyük savaşçısıyım, rakipsiz bir efendiyim. evim e-ninnu, bir taç, dağlardan daha büyüktür; silahım šar-ur tüm toprakları boyun eğdirir. hiçbir ülke benim şiddetli bakışıma dayanamaz, kimse uzanmış kollarımdan kaçamaz."

248-253. "beni doğuran babamın büyük sevgisi nedeniyle, beni 'dağlardan asla gözünü ayırmayan, ningirsu, enlil'in savaşçısı, kral, enlil'in seli' olarak adlandırdı ve bana elli güç bahşetti."

254-261. "ritüel masasını kurar ve el yıkama ayinlerini doğru bir şekilde yerine getiririm. uzatılmış ellerim, kutsal an'ı uykusundan uyandırır. beni doğuran babam, ellerimden en iyi yiyeceği alır. tanrıların kralı an, beni bu nedenle 'an'ın ayin papazı, kral, ningirsu' olarak adlandırdı."

262-265. "tiraš tapınağını abzu kadar görkemli bir şekilde kurdum. her ayın yeni ayında, büyük ayinlerim (?), 'an'ın festivali', orada benim için mükemmel bir şekilde gerçekleştirilir."

266-270. "korkutucu bir yılan gibi, korkutucu yerim e-?uš'u korkutucu bir yerde inşa ettim. bana karşı isyan eden bir toprakta kalbim öfkelendiğinde -- söylenemez fikir (?) -- zehir üretecek ve bir yılanın zehir damlatması gibi bana zehir verecektir."

271-276. "emirler verdiğim, utu gibi parladığım e-babbar'da, ıštaran gibi şehrimin dava davalarını adil bir şekilde kararlaştırırım. e-bagara'da, yemek yerimde, lagaš'ın büyük tanrıları benim etrafımda toplanır."

277-285. "sen, gerçek çoban gudea, tüm toprakların en önde gelen evi, lagaš'ın sağ kolu, ufukta gürleyen anzud kuşu, kraliyet evim e-ninnu için gerçekten çalışmaya başladığında, cennetten nemli rüzgarlar çağıracak ve cennetten sana bolluk yağacak ve topraklar senin saltanatın altında bolluk içinde gelişecek."

286-293. "tapınağımın temellerini atmak hemen bolluk getirecek: büyük tarlalar senin için zenginleşecek, setler ve hendekler senin için taşacak, su senin için daha önce hiç ulaşmadığı yüksekliklere yükselecek. senin altında daha önce hiç olmadığı kadar çok yağ dökülecek ve sumer'de daha önce hiç olmadığı kadar çok yün tartılacak."

294-305. "benim için temel kazıklarını çaktığında, evim için gerçekten çalışmaya başladığında, kuzey rüzgarının yaşadığı dağlara adımlarımı yönlendireceğim ve kocaman kanatlı adamı, kuzey rüzgarını, dağlardan, saf yerden sana rüzgar getirmesi için göndereceğim, böylece bu topraklara canlılık verecek ve böylece bir adam iki kişinin işini yapabilecek. geceleyin ay ışığı, öğlen güneş bol ışık gönderecek, böylece gündüz evi senin için inşa edecek ve gece onu senin için yükseltecek."

306-314. "güneyden ?alub ve ne?an ağaçlarını getireceğim ve sedir, servi ve zabalum ağaçları yüksek topraklardan senin için getirilecek. abanoz dağlarından senin için abanoz ağaçları getirteceğim, taş dağlarında dağ sıralarının büyük taşlarını senin için plakalar halinde keseceğim. o gün senin koluna ateşle dokunacağım ve işaretimi bileceksin."

315-322. gudea uyandı -- bu bir uykuydu; titredi -- bu bir rüyaydı. ningirsu'nun sözlerini kabul ederek, beyaz bir oğlağa kehanette bulunmak için gitti. oğlağa kehanette bulundu ve falı uğurluydu. ningirsu'nun niyeti, gudea için gündüz ışığı kadar açık hale geldi.

323-329. o bilge ve gerçekleştirmekte de yetenekli. hükümdar, şehrine tek bir adam gibi talimatlar verdi. lagaš toprağı onun için tek bir anne çocukları gibi birleşti. kelepçeleri açtı, prangaları çıkardı; …… kurdu, yasal şikayetleri reddetti ve idam cezasına çarptırılan suçluları (onları idam etmek yerine) hapsedildi (?).

330-344. kamçı ve kırbaç dillerini çözdü ve bunları kuzu doğuran koyunların yünüyle değiştirdi. hiçbir anne çocuğuna bağırmadı. hiçbir çocuk annesine karşılık vermedi. hiçbir köle …… sahibi tarafından başından vurulmadı, hiçbir yaramaz köle kızı efendisi tarafından yüzüne tokat atılmadı. e-ninnu'yu inşa eden hükümdar gudea, tesadüfi bir söz söylemesine izin vermedi. hükümdar şehri temizledi, onun üzerine arındırıcı ateş serbest bıraktı. şehirden ritüel olarak kirli, bakması hoş olmayan ve …… kişileri kovdu.

345-352. tuğla kalıbının …… ile ilgili olarak, bir oğlağı yatırdı ve tuğla hakkında oğlaktan bir fal istedi. kazılmış toprağı (?) onaylayarak baktı ve nanše tarafından adıyla çağrılan çoban, …… onu görkemle …… etti. tuğla kalıbının …… üzerine bir çizim yaparak ve kazılmış toprağı görkemle …… ettikten sonra, efendisinin standardı olan anzud kuşunu orada bir sancak olarak parlatmayı başardı.

353-364. vatandaşlar onun için 24 iku'lik bir alanı arındırıyorlardı, o alanı onun için temizliyorlardı. dağların saf bitkisi mersini ateşe koydu ve tanrıların kokusu olan sedir reçinesiyle duman çıkardı. onun için gün dua etmek içindi ve gece onun için yalvarmalarla geçti. ningirsu'nun evini inşa etmek için, lagaš toprağının anuna tanrıları, gudea'nın yanında dua ve yalvarmalarla durdular ve tüm bunlar gerçek çoban gudea'yı son derece mutlu etti.

365-371. şimdi hükümdar, ülkesine bir vergi koydu. bol …… olan krallığına, ningirsu'nun gu-edina'sına vergi koydu. inşa edilmiş şehirlerine ve yerleşimlerine, nanše'nin gu-gišbara'sına vergi koydu.

372-376. ningirsu'nun "rakipsiz kudretli boğa" ve "efendilerini çevreleyen beyaz sedirler" klanları üzerine onun için bir vergi vardı ve onların önüne muhteşem standartları lugal-kur-dub'u yerleştirdi.

377-381. nanše'nin "her iki nehir kıyısı ve suların içinden yükselen kıyılar, her yere bolluğunu yayan, suyla dolu büyük nehir" klanı üzerine onun için bir vergi vardı ve onların önüne nanše'nin standardı olan kutsal pelikanı (?) yerleştirdi.

382-385. inana'nın "bozkırın yaban hayvanlarını yakalamak için asılan ağ" ve "seçkin atlar, ünlü takım, utu tarafından sevilen takım" klanları üzerine onun için bir vergi vardı ve onların önüne inana'nın standardı olan rozeti yerleştirdi.

386-391. ningirsu'nun evini inşa etmek için,
3 satır eksik
2 satır parça parça

392-396. elamlılar, elam'dan ona geldiler, susalılar, susa'dan ona geldiler. magan ve melu?a, onun için dağlarından odunları omuzlarına yüklediler ve ningirsu'nun evini inşa etmek için, girsu'daki şehrinde gudea için toplandılar.

397-404. ninzaga komut verildi ve evi inşa eden adam gudea'ya, sanki büyük bir tahıl taşımacılığıymış gibi bakırını ulaştırdı. ninsikila da talimatlandırıldı ve e-ninnu'yu inşa eden hükümdara büyük ?alub kütükleri, abanoz ve aba odunu ulaştırdı.

405-411. efendi ningirsu, gudea'yı sedirlerin geçilmez dağına yönlendirdi ve oradaki sedirleri büyük baltalarla kesti ve efendisinin sel fırtınası silahı, lagaš'ın sağ kolu šar-ur'u ondan oydurdu.

412-423. sanki suda yüzen dev bir yılanmış gibi, lord ningirsu için, gudea, kan-sura'nın ana iskelesine demirleyen uzun sal tahtalarını akıntıya bıraktı: sedir tepelerinden sedir odunları, servi tepelerinden servi odunları, zabalum tepelerinden zabalum odunları, uzun köknar ağaçları, çınar ağaçları ve eranum ağaçları.

424-433. lord ningirsu, gudea'yı taşların geçilmez dağlarına yönlendirdi ve büyük taşları levha şeklinde geri getirdi. lord ningirsu için, gudea, ?auna yüklü gemilerin orada demirlemesini ve çakıl, kuru zift, …… zift ve madga tepelerinden alçı taşıyan gemilerin orada demirlemesini sağladı, tarlalardan tahıl getiren tekneler gibi yükler.

434-445. e-ninnu'yu inşa eden hükümdara büyük şeyler yardım etti: kimaš'taki bir bakır dağı kendini ona gösterdi. bakırını sallar üzerine çıkardı. efendisinin evini inşa eden adama, hükümdara, dağlarından altın toz halinde getirildi. gudea için dağlarından rafine gümüş getirildi. melu?a'dan saydam karnelyan onun önüne serildi. alçıtaşı dağlarından alçıtaşı ona getirildi.

446-451. çoban, evi gümüşle inşa edecekti, bu yüzden gümüşçülerle bir araya geldi. e-ninnu'yu değerli taşla inşa edecekti, bu yüzden kuyumcularla bir araya geldi. bakır ve kalayla inşa edecekti, bu yüzden ülkenin ana tanrıçası onun önünde demircilerin şefini yönlendirdi.

452-456. ağır çekiç taşları, onun için bir fırtına gibi gürledi. dolerit, hafif çekiç taşları, …… ikisi …… üçü. …… büyük bir su kütlesi gibi fışkıran,
1 satır parça parça
1 satır eksik

458-462. o …… günleri (?). gudea, ningirsu için geceleri uzattı (?). efendisi için evi inşa etmekten dolayı, ne geceleri uyudu, ne de şekerleme yaparken başını dinlendirdi.

463-470. nanše tarafından lütufla bakılan, enlil'in sevgilisi, ningirsu tarafından …… edilen hükümdar, gatumdug tarafından ağustos sığınağında doğan gudea için, nisaba anlayış evini açtı ve enki evin tasarımını düzeltti.

471-481. halo'su gökyüzüne ulaşan, güçleri gök ve yeri kucaklayan, sahibi şiddetli bakışlı bir efendi olan, savaşçı ningirsu'nun savaşta uzman olduğu, e-ninnu-beyaz-anzud-kuşuna, gudea güneyden yola çıktı ve kuzeye doğru hayran kaldı. kuzeyden yola çıkıp güneye doğru hayran kaldı. tam bir iku ölçmek için ipi kullandı. kenarlarına kazıklar çaktı ve şahsen doğruladı. bu onu son derece mutlu etti.

482-491. gece olunca, gir-nun tahtındaki (yani ningirsu) kişinin eğilimini gudea için olumlu hale getirmek için eski tapınağa dua etmeye gitti. gün doğduğunda banyo yaptı ve kıyafetini doğru şekilde düzenledi. utu onun için bolluğu ortaya çıkardı. gudea ıri-kug'dan ikinci kez ayrıldı; mükemmel bir boğa ve mükemmel bir oğlak kurban etti. eve gidip selamladı.

492-498. o …… kutsal sepeti ve doğru kaderli tuğla kalıbını …… e-ninnu'ya koydu. o …… yürürken gururla yürüdü, lugal-kur-dub onun önünde yürüdü, ıg-alim onu yönlendirdi ve ningišzida, kişisel tanrısı, tüm süre boyunca elinden tuttu.

499-512. berrak suyu tuğla kalıbının …… içine döktü -- adab, sim ve ala davulları hükümdar için çalıyordu. tuğlayı yapmak (?) için kazılmış toprağı hazırladı ve içine bal, ghee ve değerli yağ karıştırdı. hamura her türlü ağaçtan özler ve balsam (?) karıştırdı. kutsal taşıma sepetini kaldırdı ve tuğla kalıbının yanına koydu. gudea, kilini tuğla kalıbına yerleştirdi ve evin ilk tuğlasını onda var ederken tam olarak reçeteye uygun davrandı, çevredeki herkes yağ veya sedir parfümü serpti. şehri ve lagaš toprağı onunla birlikte sevinç içinde gün geçirdi.

513-522. tuğla kalıbını salladı ve tuğlayı kurumaya bıraktı. ……'a memnuniyetle baktı. ona sedir özü ve balsam (?) sürdü. utu, gudea'nın kalıba koyduğu tuğladan memnun oldu ve kral enki ……'ı büyük bir nehir gibi yükselen …… ile …… ve gudea eve girdi.

523-542. kalıbın ……'nden tuğlayı kaldırdı ve bu, an tarafından giyilen kutsal bir taç gibi görünüyordu. tuğlayı kaldırıp halkının arasında dolaştı: bu, utu'nun kutsal takımının (?) başlarını savurması gibiydi. evine doğru başını kaldıran tuğla, sanki nanna'nın inekleri ağıllarına bağlanmak için hevesliymiş gibi görünüyordu. tuğlayı yere koydu, eve girdi ve sanki sayıların en derin sırlarını (?) bilen nisaba'mış gibi, evin zemin planını belirlemeye başladı. ilk defa bir ev inşa eden genç bir adam gibi, tatlı uyku gözüne girmiyordu. bir inek yavrusunu gözleyen bir inek gibi, sürekli endişeyle eve gidiyordu. ağzına az yemek alan bir adam gibi, yorulmadan dolaşıyordu. efendisinin niyeti onun için açık hale gelmişti, ningirsu'nun sözleri onun için bir sancak gibi göze çarpıyordu. ev inşaatından dolayı kalbi yüksek sesle çarpan (?) birisi …… uğurlu bir kehanet sözü söyledi. bu onu son derece mutlu etti.

543-550. bir oğlağa kehanette bulundu ve falı uğurluydu. ……'a tahıl attı ve görünüşü doğruydu. gudea bir rüya kehaneti için yattı ve uyurken ona bir mesaj geldi: vizyonda efendisinin evini zaten inşa edilmiş gördü, e-ninnu gök ile yeri ayırıyor. bu onu son derece mutlu etti.

551-561. çizgileri en mükemmel şekilde çekti; kutsal uzga'da (?) bir sığınak kurdu. evde, enki temel kazıklarını çaktı, eridug'un kızı nanše, kehanet mesajlarıyla ilgilendi. lagaš'ın annesi, kutsal gatumdug, tuğlaları çığlıklar arasında (?) doğurdu ve an'ın ilk doğan kızı bau, onları yağ ve sedir özüyle serpti. ev için bakım sağlamak üzere en ve lagar rahipleri evin hizmetine verildi. anuna tanrıları orada büyük bir hayranlıkla durdular.

562-577. ev inşaatından sorumlu gudea, ev için taşıma sepetini kafasına, sanki kutsal bir taçmış gibi taktı. temeli attı, duvarları yere koydu. bir kare çizdi, tuğlaları bir ip ile hizaladı. tapınağın yerinde ikinci bir kare çizdi ve "bu, 1 ban kapasiteli bir kavanozun çizgi işaretidir (?)" dedi. tapınağın yerinde üçüncü bir kare çizdi ve "bu, yavrularını kanatları altına alan anzud kuşudur" dedi. tapınağın yerinde dördüncü bir kare çizdi ve "bu, kudretli bir aslanı kucaklayan bir panterdir" dedi. tapınağın yerinde beşinci bir kare çizdi ve "bu, tüm ihtişamıyla mavi gökyüzüdür" dedi. tapınağın yerinde altıncı bir kare çizdi ve "bu, bolluk dolu bir tedarik günüdür" dedi. tapınağın yerinde yedinci bir kare çizdi ve "bu, e-ninnu'nun sabah şafakta toprak'ı ay ışığıyla yıkamasıdır" dedi.

578-590. ahşap kapı çerçevelerini yerleştirdiler, bunlar mavi gökyüzünde giyilen bir taç gibiydi. gudea, bir ahşap kapı çerçevesinde oturduğunda, oradan sanki göğü kucaklayan devasa bir ev gibiydi. evi inşa ederken ve ona ahşap iskeleler yerleştirirken, bu, enki tarafından ziyaret edilen nanna'nın lagünü gibiydi. evi tepeler kadar yüksek yaptılar, onu gökyüzünün ortasında bir bulut gibi yüzdürdüler, boynuzlarını bir boğa gibi yükselttiler ve onu abzu üzerindeki gišgana ağacı gibi tüm toprakların üzerinde başını kaldırmasını sağladılar. ev, gök ile yer arasındaki boşluğu tepeler gibi dolduracak şekilde başını bu kadar yüksek kaldırdığı için, bu, yüksek otlar arasında büyüyen lüks bir sedir ağacı gibiydi; e-ninnu, sumer'in binaları arasında en çekici şekilde süslendi.

591-601. ahşap kirişleri eve yerleştirirken, abzu'nun ejderhaları gibi bir arada dışarı çıkıyorlarmış gibi görünüyorlardı, onlar …… gökyüzünün …… gibiydiler, onlar …… eteklerinin büyük yılanları gibiydiler. ev için kesilen kamışlar, birlikte uyuyan dağ yılanları gibiydi. üst kısımları lüks sedir ve servi ile kaplandı ve onlar, sedir iç odasına görmek için harika olan beyaz sedirler yerleştirdiler. onları iyi parfüm ve değerli yağ ile işlediler. evin çamur duvarı, abzu'nun bolluğu (?) ile kaplandı ve onun ……'ını ona bağladılar. böylece e-ninnu tapınağı, an'ın …… eline yerleştirildi.

602-616. hükümdar evi inşa etti, onu büyük bir dağ gibi yüksek yaptı. onun abzu temel kazıklarını, büyük bağlama kazıklarını, enki ile e-engura'da danışabilecek kadar derine yerleştirdi. göksel temel kazıklarını evin etrafına, tanrıların libasyon yerinde su içen savaşçılar gibi yerleştirdi. e-ninnu'yu, bağlama kazığını sabitledi, dua eden büyücüler şeklindeki kazıklarını çaktı. şehrinin hoş kavaklarını gölgelerini atacak şekilde dikti. lagaš yanına, büyük bir sancak gibi, şar-ur silahını yerleştirdi, onu korkutucu yerine, şu-galam'a koydu ve ondan korkunç bir ışıltı yayılmasını sağladı. gir-nun tahtında, yargı yapılan yerde, lagaš'ın sağlayıcısı boynuzlarını güçlü bir boğa gibi yükseltti.

617-624. büyük taşları levhalar halinde getirmek bir yıl sürdü ve onları şekillendirmek bir başka yıl sürdü, ancak iki veya üç günü boşa geçirmedi. sonra her birini yerleştirmek bir günlük iş gerektiriyordu ama yedinci günde hepsini evin etrafına yerleştirmişti. levhalardan kesilmiş parçaları merdiven olarak kullandı veya onlardan havuzlar şekillendirdi ve onları evde yerleştirdi.

625-629. büyük avluda diktiği stelaya "avluyu …… kral, lord ningirsu, gir-nun'dan gudea'yı tanıdı" adını verdi.

630-635. kan-sura kapısında diktiği stelaya "rakipsiz, enlil'in sel fırtınası olan kral, lord ningirsu, gudea'ya lütfuyla baktı" adını verdi.

636-641. doğan güneşe karşı diktiği stelaya "enlil'in gürleyen fırtınası olan kral, rakipsiz efendi, lord ningirsu, gudea'yı kutsal kalbiyle seçti" adını verdi.

642-646. šu-galam'a karşı diktiği stelaya "adıyla yabancı ülkelerin titrediği kral, lord ningirsu, gudea'nın tahtını sağlamlaştırdı" adını verdi.

647-650. e-uru-ga'ya karşı diktiği stelaya "lord ningirsu, gudea için iyi bir kader belirledi" adını verdi.

651-654. bau'nun iç odasının (?) yanında diktiği stelaya "an'ın gözleri e-ninnu'yu biliyor ve bau, gudea'nın yaşam kaynağıdır" adını verdi.

655-664. efendisinin evini tam olarak kendisine söylendiği gibi inşa etti. gerçek çoban gudea, onu gök ile yer arasındaki boşluğu dolduracak kadar yüksek yaptı, ona yeni ay şeklinde bir taç taktırdı ve onun ününü yüksek yaylaların kalbine kadar yaydı. gudea, ningirsu'nun evini bulutlardan çıkan güneş gibi ortaya çıkardı, onu lapis lazuli tepeleri gibi büyüdü ve beyaz alçıtaşı tepeleri gibi hayranlıkla bakılacak şekilde durdu.

665-672. kapı yuvalarını vahşi boğalar gibi dikti ve onları pençeleri üzerinde oturan aslanlar gibi ejderhalarla çevreledi. kutsal terasını (?) abzu kadar saf bir yer üzerine yükseltti. standartlarının metal uçlarını abzu'nun kutsal geyiklerinin boynuzları gibi parıldatıyordu. gudea, ningirsu'nun evini gökyüzündeki yeni ay gibi hayranlıkla bakılacak şekilde yaptı.

673-687. evin yerleşik kapı yuvaları, abzu'nun yanında duran la?ama tanrıları gibidir. odun deposu (?), büyük bir lagünün dalgaları (?) gibi görünüyor, yılanlar suya dalmış (?). onun ……, …… korkutucu doludur. onun ……, gökyüzünün ortasında yüzen bir ışıktır. kralın girdiği kapı'da bir kartal, vahşi bir boğaya bakarak yükseliyor. kapının üzerindeki eğri ahşap direkleri, gökyüzü üzerinde uzanan bir gökkuşağı gibidir. kapının üst lentosu, e-ninnu gibi, gürleyen, uğultulu fırtınalar arasında duruyor. onun etkileyici kaş şeklindeki kemerliği (?), tanrıların hayran bakışlarıyla karşılaşıyor. onun beyaz tahtı …… evin, gök ile yeri birleştiren sağlam temelli bir lapis lazuli dağıdır.

688-695. büyük yemek salonunu akşam yemekleri için yerleştirdiler: sanki an kendisi bal ve şarap dolu altın kapları yerleştiriyormuş gibi. yatak odasını inşa ettiler: bu, sayısız dağlar arasında meyve veren kutsal meš ağacı olan abzu'dur. tanrıların kalplerini sevinçle dolduran inşaatı tamamladı.

696-721. gerçek çoban gudea bilge ve gerçekleştirmekte de yeteneklidir. silahların asıldığı iç oda (?) ve savaş kapısı'nda, altı başlı vahşi koç ve …… başlı savaşçıları yerleştirdi. şehre bakan, heybetli yerinde, yedi başlı yılanı yerleştirdi. şu-galam'da, korkutucu kapısında, ejderha ve hurma ağacını yerleştirdi. güneşin doğuşuna bakan, kaderlerin belirlendiği yerde, orada zaten bulunanların yanına utu'nun standardı olan bison başını dikti. kan-sura kapısında, gözetleme yerinde, tanrıların korkusu olan aslanı yerleştirdi. tar-sirsir'de, emirlerin verildiği yerde, balık adamı ve bakırı yerleştirdi. bau'nun iç odasında (?) kalbin rahatlayabileceği yerde, magilum teknesini ve bisonu yerleştirdi. bunlar ningirsu tarafından öldürülen savaşçılar olduğu için, ağızlarını libasyon yerlerine çevirdi. lagaš'ın hükümdarı gudea, onların isimlerini tanrıların arasında gösterdi.

722-729. evde yerleştirilen sedir kapılar, yukarıda kükreyen ıškur gibidir. e-ninnu'nun kilitleri bizonlar, kapı menteşeleri aslanlar, kapı sürgülerinden vahşi boğalara hışıran boynuzlu engerekler ve korkunç yılanlar çıkıyor. kapı yapraklarının kapandığı pervazlar, pençeleri üzerinde yatan genç aslanlar ve panterlerdir.

730-737. evde çakılan parlak çatı çivileri, kurbanı sıkıca tutan ejderhalar gibidir. kapılara bağlı parlak ipler, abzu'yu ayıran kutsal nira? gibidir. onun ……'ı keş ve aratta kadar saf, onun ……'ı toprak üzerinde gözünü açan korkunç bir aslandır; yanından tek başına geçen kimse oradan geçemez.

738-758. e-ninnu'nun korkutuculuğu, tüm toprakları bir giysi gibi kaplar. ev! an tarafından rafine gümüş üzerine kurulmuş, sürme ile boyanmış ve göksel ihtişamla ay ışığı gibi çıkar. ev! önü sağlam temellere oturtulmuş büyük bir dağdır, içi büyülerle ve uyumlu ilahilerle yankılanır, dışı gök, bollukta yükselen büyük bir evdir, dış toplantı salonu anuna tanrılarının yargı verdikleri yerdir, onun ……'ından dua sözleri duyulur, yiyecek kaynağı tanrıların bolluğudur, evin etrafına dikilen standartları, parlak dağın üzerinde kanatlarını açan anzud kuşudur. e-ninnu'nun kil sıvası, edin kanalından alınan uyumlu karıştırılmış kil, efendisi lord ningirsu tarafından kutsal kalbiyle seçilmiş ve gudea tarafından göksel görkemlerle sanki üzerine sürme dökülüyormuş gibi boyanmıştır.

759-769. ahırından tereyağı ve süt getirilir. büyük fırınından büyük kekler ve kruvasanlar çıkar. onun ……'ı sığır ve koyunları besler. yiyecek rasyonları evi …… bir uzga tapınağı gibidir. şarap mahzeni (?) bir şarap akan dağ gibidir, bira fabrikasından tağris'in yüksek su seviyesinde olduğu kadar bira gelir.

770-780. ambarı mücevherler, gümüş ve kalay ile doludur. koç arabası deposu yerde duran bir dağ gibidir. davul salonu kükreyen bir boğa gibidir. avlusu kutsal dualar, sim ve ala davullar ile yankılanır. evden önce döşenen taş merdivenleri, prenses sevinciyle yatan bir dağ silsilesi gibidir. çatıya çıkan (?) üst merdivenleri, dağlara kadar net bir şekilde görülen bir ışık gibidir. evine yakın dikilen "bozkırdaki siyah bahçe" adındaki bağı, şarap akan bir dağ gibidir ve korkutucu ve ışıltılı bir yerde yetişir.

781-798. evin çevresindeki yedi taş, sahibiyle danışmak için oradadır. cenaze sunuları için şapeli temiz abzu kadar saf bir yerdir. evde kurulan taş havuzlar, suyun asla kesilmediği abdest rahibi kutsal odası gibidir. güvercinlerin yaşadığı yüksek surları …… eridug ……. e-ninnu güvercinlere dinlenme sunar, büyük dalları ve hoş gölgesi ile koruyucu bir örtüdür, orada kırlangıçlar ve diğer kuşlar yüksek sesle cıvıldar. içinde bir festival olduğunda enlil'in e-kur'u gibidir. evin büyük korkutuculuğu tüm toprak üzerine yayılır, övgüleri yüksek dağlara ulaşır, e-ninnu'nun korkutuculuğu tüm toprakları bir giysi gibi kaplar.

799-803. ev, efendisi tarafından en ihtişamlı bir şekilde inşa edildi. ningišzida tarafından bir kaide üzerine inşa edildi. temel kazıkları, lagaš'ın hükümdarı gudea tarafından çakıldı.

804-812. e-ninnu'nun restorasyonu için, toprak üzerinde güneş gibi yükselen, …… kumda büyük bir boğa gibi duran, meclisi hoş ay ışığı gibi aydınlatan, lüks yeşil etekler kadar zengin olan ve hayranlıkla bakılacak olan ev, ningirsu'ya övgüler olsun!

813-814. bu, "ningirsu'nun evi'nin inşası" ilahisinin ortasıdır.

815-819. ev, toprak'ın bağlama direği, gök ile yer arasındaki boşluğu dolduracak kadar yüksek büyümüş, e-ninnu, gerçek tuğla işçiliği, enlil'in iyi bir kader belirlediği, hayranlıkla bakılacak yeşil tepe, tüm topraklar üzerinde öne çıkan!

820-823. ev, göklere kadar uzanan büyük bir dağdır. gökyüzünün ortasını dolduran utu'dur; e-ninnu, dağ toprakları üzerine pençelerini açan beyaz anzud kuşudur.

824-829. tüm insanlar (?) onun önüne yerleştirildi, tüm toprak (?) ona ayrıldı. anuna tanrıları orada hayranlıkla durdular. bilge olan hükümdar, bilgili olan, o tanrısal topluluğun önünde yere kapandı. secde ederek (?) yere dokundu, dilekler ve dualarla; şehrinin tanrısı olan hükümdar dua etti.

830-833. ekmek yiyen eve daha fazla ekmek ekledi, koyuna ihtiyaç duyan akşam yemekleri için koyun ekledi. evin önüne …… bolluğu gibi sıralanmış kapları dizdi.

834-841. anuna tanrılarına gitti ve onlara dua etti: "ey lagaš toprağında hayranlık uyandıran tüm anuna tanrıları, tüm ülkelerin koruyucuları, bir barajdaki büyük bir çatlağa benzer emriniz, onu durdurmaya çalışan herkesi alıp götürüyor. üzerine baktığınız değerli genç adam uzun bir ömür yaşayacak. ben, çoban, evi inşa ettim ve şimdi efendimin evine girmesine izin vereceğim. ey anuna tanrıları, benim adıma dua edin!"

842-850. gerçek çoban gudea bilge ve gerçekleştirmekte de yetenekli. onun dost koruyucusu önünden gitti ve dost koruyucu cin onu takip etti. efendisi lord ningirsu için gudea, yore evine, eski evine, yaşam alanına çok sayıda hediye verdi. e-ninnu'ya, efendisine gidip ona dua etti:

851-862. "efendim ningirsu, şiddetli suları geri çeviren efendi, emirleri öncelikli olan, enlil'in erkek çocuğu, savaşçı, bana emrettiğiniz şeyi sadakatle yerine getirdim. ningirsu, evinizi sizin için inşa ettim; şimdi neşe içinde içeri girmenize izin vereceğim! tanrıçam bau, e-mi bölümlerinizi sizin için hazırladım: onlarda hoş bir konaklama yapın."." çağrısı duyuldu, kahramanı lord ningirsu, gudea'nın duasını ve yalvarışını kabul etti.

863-870. yıl sona erdi ve ay tamamlandı. yeni bir yıl başladı, bir ay başladı ve bu ayda üç gün geçti. ningirsu eridug'dan geldiğinde, güzel ay ışığı toprak'ı aydınlatarak parladı ve e-ninnu yeni doğan suen ile yarıştı.

871-882. gudea, karnelyan ve lapis lazuli ile bir hamur yaptı ve köşelere uyguladı. zemini değerli yağ ile serpti. orada çalışan ……'ı (mi?) evden çıkardı. şurup, ghee, şarap, ekşi süt, gipar meyvesi, peynirle kaplanmış incir kekleri, hurmalar, …… ve küçük üzümler, ateşle temas etmemiş yiyecekler, şurup ve ghee ile hazırladığı tanrılar için yiyeceklerdi.

883-891. gerçek tanrının geleceği gün, gudea sabahın erken saatlerinden itibaren akşam yemeğiyle meşguldü. asari evin bakımıyla ilgilendi. ninmada onun temizliğini sağladı. kral enki, onunla ilgili kutsal sözler verdi. eridug'un baş arındırma rahibi nindub, onu tütsü dumanıyla doldurdu. kutsal ilahiler söylemede yetenekli olan, değerli ayinlerin hanımı nanše, ev için ilahiler söyledi.

892-906. kara koyunları kırpıp göklerin ineğinin memesini sağdılar. e-ninnu'yu temizlediler, ılgın ağacı ve …… süpürgeleriyle cilaladılar. hükümdar, tüm şehri diz çöktürdü, tüm toprağı yere serdi. yükseği düzleştirdi, tesadüfi sözleri reddetti (?); cadıların tükürüğü (?) yollardan temizlendi. şehirde sadece hasta bir kişinin annesi iksir uyguladı. bozkırın yaban hayvanları, tümü bir araya çömelmişti. bozkırın aslanları ve ejderhaları uyuyordu.

907-909. gün, dua için, gece, ibadet için idi. ay ışığı …… sabahın erken saatlerinde. sahibi …….

910-924. savaşçı ningirsu, evine, evin sahibi geldi. o, vahşi bir boğaya bakan bir kartaldı. savaşçının evine girmesi, savaşa gürleyerek giren bir fırtınaydı. ningirsu evine girdi ve o, festival olduğunda abzu'nun tapınağı oldu. sahibi evinden çıktı ve o, lagaš toprakları üzerinde yükselen utu oldu. bau'nun e-mi bölümlerine gitmesi, gerçek bir kadının evini ele almasıydı. yatak odasına girmesi, yüksek suda tağris nehrinin gitmesiydi. yanında oturduğunda, o, kutsal an'ın kızı olan hanım, meyve veren yeşil bir bahçeydi.

925-928. gün ışığı ortaya çıktı, kader belirlendi. bau, e-mi bölümlerine girdi ve lagaš toprağı için bolluk oldu. gün ağardı. lagaš'ın utu'su toprak üzerinde başını kaldırdı.

929-933. ev, semiz öküzler ve koyunlar aldı. kaplar açık havada kuruldu ve şarapla dolduruldu. lagaš toprağının anuna tanrıları lord ningirsu etrafında toplandı. evde arındırma tamamlandı, kutsal sözler yerine getirildi.

934-943. büyük kaplardan şarap dökülürken …… e-ninnu'da yığıldı. nindub, tapınağı gürültü ve ses (?) ve geceleri gündüzleri taze ekmek ve dişi geyik sütüyle doldurdu; enlil'in soylu sevgili oğlu, savaşçı ningirsu'yu uyandırdı. ningirsu, tüm büyük güçlerle başını kaldırdı ve …… ritüeller, …… için (?) kutsal yer e-ninnu.

944-956. tanrısal görevleriyle, yani adil olanın elini yönlendirmek; kötü yapanın boynunu boyunlukla sıkıştırmak; evi güvende tutmak; evi hoş tutmak; şehri ve girsu'nun kutsal yerlerini eğitmek; uğurlu bir taht kurmak; bitmeyen günlerin asasını tutmak; ningirsu tarafından çağrılan çobanın başını yüksek tutmak, sanki mavi bir taç giymiş gibi; ve e-ninnu'nun avlusundaki deri giyimlileri, keten giyimlileri ve başı kapalı olanları görevlerine atamak, gudea, ıg-alim'i, büyük kapı (ig gal), gir-nun'un direği (dim), girsu'nun baş memuru, sevgili oğlunu lord ningirsu'ya tanıttı.

957-970. tanrısal görevleriyle, yani evi temiz tutmak; ellerin her zaman yıkanmasını sağlamak; kutsal ellerle efendiye su sunmak; kaplara bira dökmek; şişelere şarap dökmek; bira fabrikasında, saf gücün evidir, papsir kanalının suyu gibi köpüren arpa birasını yapmak; kusursuz sığırların ve keçilerin, tahılla beslenen koyunların, taze ekmeğin ve dişi geyik sütünün geceleri gündüzleri hazır olmasını sağlamak; yemeği ve içeceği sunarak (?) soylu enlil'in sevgili oğlu, savaşçı ningirsu'yu uyandırmak, gudea, šul-šaga'yı, saf el yıkamalarının efendisi (šu-lu?), e-ninnu'nun ilk doğan oğlunu, ningirsu'ya tanıttı.

971-982. tanrısal görevleriyle, yani yedi başlı gürzü taşımak; an-kar evinin kapısını, savaş kapısını açmak; hançer bıçaklarıyla, mitum gürzüyle, "sel fırtınası" silahıyla ve marratum sopasıyla, savaş aletleriyle tam olarak vurmak; enlil'in düşman toprağını sular altında bırakmak, gudea, lugal-kur-dub'u, savaşta tüm yabancı toprakları boyun eğdiren savaşçı šar-ur, e-ninnu'nun güçlü generali, asi topraklara karşı şahin, generalini, lord ningirsu'ya tanıttı.

983-989. göksel mitum gürzü, yabancı topraklara karşı kudretli bir fırtına gibi kükredikten sonra -- savaşta sel fırtınası olan šar-ur, asi topraklar için sopa -- efendi, asi toprağa, yabancı ülkeye, öfkeli sözlerini fırlattıktan, onu delirttikten sonra (metin burada bozulmuş gibi görünüyor ve bazı satırlar eksik olabilir),

990-992. tanrısal görevleriyle, gudea, efendinin ikinci generali kur-şuna-buruam'ı, enlil'in oğluna tanıttı.

993-1005. tanrısal görevleriyle, yani lagaš toprağı adına yalvarmak; onun için uğurlu dualar ve yalvarmalar yapmak; eridug'a giden savaşçıyı neşeyle karşılamak; ve ningirsu eridug'dan gelene kadar (?) inşa edilmiş şehrin tahtını sağlam tutmak; gudea ile birlikte doğru çobanın yaşamı için burun önünde el ile dua etmek, gudea, danışmanı lugal-si-sa'yı, lord ningirsu'ya tanıttı.

1006-1014. tanrısal görevleriyle, yani istemek; emretmek; doğru konuşanla işbirliği yapmak; kötü konuşanı ……; e-ninnu'da kutsal tahtta oturan savaşçı ningirsu'ya bilgi vermek, gudea, šakkan'ı, vahşi koçu, e-duga'nın bakanını, ……, lord ningirsu'ya tanıttı.

1015-1023. tanrısal görevleriyle, yani suyla temizlemek; sabunla temizlemek; beyaz kaplardan yağ ve (?) sabunla ……; onu taze otlarla serpilmiş yatağına tatlı uykuya teşvik etmek; onu dışarıdan (?) e-duga'ya, yatak odasına girmesini sağlamak ve onu oradan ayrılmak istememesini sağlamak, gudea, e-duga'nın sorumlusu olan kinda-zid'i lord ningirsu'ya tanıttı.

1024-1034. tanrısal görevleriyle, yani yıldızlarla süslenmiş kutsal arabayı koşmak; önüne pirig-kaše-pada adlı eşek aygırını koşmak; eridug'dan ince bir eşeği aygırla ……; onları neşeyle sahipleri ningirsu'yu taşımalarını sağlamak, gudea, aslan gibi kükreyen, sel fırtınası gibi yükselen, ningirsu'nun aceleci memuru, eşek çobanı olan en-šeg-nun'u lord ningirsu'ya tanıttı.

1035-1040. tanrısal görevleriyle, yani tereyağını bol yapmak; kremayı bol yapmak; kutsal keçilerin, sağım keçilerinin ve ningirsu'nun annesi olan dişi geyiğin tereyağı ve sütünün e-ninnu tapınağında akmamasını sağlamak, gudea, dişi geyiklerin çobanı en-lulim'i lord ningirsu'ya tanıttı.

1041-1047. tanrısal görevleriyle, yani tatlı tonlu tigi çalgısını doğru akort etmek; e-ninnu'nun avlusunu neşeyle doldurmak; algar ve miritum çalgılarını, e-duga'nın enstrümanlarını e-ninnu'da ningirsu'ya, müziğe kulak veren savaşçıya sunmak, gudea, sevgili müzisyeni ušumgal-kalama'yı lord ningirsu'ya tanıttı.

1048-1057. tanrısal görevleriyle, yani kalbi yatıştırmak; ruhları yatıştırmak; ağlayan gözleri kurutmak; yas tutan kalpten yası uzaklaştırmak; denizi gibi yükselen, fırat gibi yıkayan, sel fırtınası gibi vuran, enlil'in düşman bir toprağı sular altında bıraktıktan sonra sevinçle taşan efendinin kalbini ……, gudea, balag davulunu lugal-igi-?uš'u lord ningirsu'ya tanıttı.

1058-1069. bau'nun yedizleri zazaru, ıškur-pa-e, ur-agrunta-ea, ?e-gir-nuna, ?e-šaga, zurgu ve zargu, lord ningirsu'nun çocukları, sevgili lukur bakireleri, sayısızlar için bolluk yaratanlar, gudea adına dostça ricalarla lord ningirsu'ya ilerlediler.

1070-1081. tanrısal görevleriyle, yani büyük tarlaların zenginleşmesini sağlamak; lagaš'ın setlerinin ve hendeklerinin taşana kadar dolmasını sağlamak; ezina-kusu'nun, sahibine uygun ovanın, gu-edina'nın oluklarında başını yüksek kaldırmasını sağlamak; iyi tarlalar buğday, arpa ve her türlü baklagiller sağladıktan sonra, lagaš toprağının mahsulü olan sayısız tahıl yığınlarının yığılmasını sağlamak, gudea, gišbar-e'yi, enlil'in arazi ölçüm uzmanını, gu-edina'nın çiftçisini lord ningirsu'ya tanıttı.

1082-1087. tanrısal görevleriyle, yani ımin-şatam'ın, gu-edina'nın habercisinin, bataklıklardan elde edilen sazan ve levrek (?) miktarı ve yeşil sazlık alanlardan elde edilen yeni kamış sürgünleri miktarı hakkında ningirsu'ya e-ninnu'da bilgi vermesini sağlamak, gudea, lama'yı, gu-edina'nın balıkçılık müfettişini lord ningirsu'ya tanıttı.

1088-1099. tanrısal görevleriyle, yani açık alanı, hoş yeri yönetmek; gu-edina, hoş açık alan hakkında talimatlar vermek; kuşlarının çoğalmasını sağlamak (?); yuvalarında yumurtlamalarını sağlamak (?); yavrularını yetiştirmelerini sağlamak; ningirsu'nun sevdiği kırsal alanın hayvanlarının çoğalmasının azalmamasını sağlamak, gudea, gu-edina'nın habercisi dim-gal-abzu'yu lord ningirsu'ya tanıttı.

1100-1106. tanrısal görevleriyle, yani şehirleri inşa etmek; yerleşim yerleri kurmak; ıri-kug duvarı için muhafız evleri inşa etmek; onun kutsal sakin zabıtası olan büyük başlı beyaz sedir gürzünün evin etrafında devriye gezmelerini sağlamak, gudea, lugal-ennu-iri-kugakam'ı lord ningirsu'ya tanıttı.

1107-1117. kutsal an, yerini uygun hale getirdi. enlil, onun üstüne bir türban (?) sardı. nin?ursaga onu onaylayarak baktı. eridug'un kralı enki, onun temel kazıklarını çaktı. saf kalpli, gerçek efendi, suen, onun güçlerini gök ve yerde en büyük yaptı. ningirsu, onu filizlenen tohumların tapınakları arasında kalbiyle seçti. anne nanše, ona lagaš toprağının binaları arasında özellikle ilgi gösterdi. ancak en güvenilir soyun tanrısı evi inşa etti ve adını ünlü yaptı.

1118-1124. nanše'nin güçlü müdürü, ningirsu'nun başarılı çobanı bilge ve gerçekleştirmekte de yetenekli; evin inşasından sorumlu olan adam, lagaš'ın hükümdarı gudea, ev için hediyeler yapacaktı.

1125-1142. ev inşasından sorumlu hükümdar, lagaš'ın hükümdarı gudea, ona "dağları eğilen" arabayı sundu; bu araba korkunç bir ışıltı taşır ve üzerinde büyük korkutuculuk biner ve önünde hizmet etmek için eşek aygırı ud-gu-dugduga ile birlikte; yedi başlı gürz, acımasız savaş silahı, kuzey ve güney için dayanılmaz silah ile birlikte; bir savaş sopası, mitum gürzü, aslan başlı nir taşından yapılan, yüksek topraklar önünde asla geri dönmeyen silah ile birlikte; hançer bıçakları, dokuz standart, "kahramanlık gücü" ile birlikte; savaşta meş ormanı gibi tınlayan yayı, savaşta şimşek çakması gibi hızlı okları ve dilini çıkaran bir aslan, bir pirig aslan veya korkunç bir yılan gibi olan kılıfı ile birlikte -- krallığın gücü ile donatılmış savaş güçleri.

1143-1154. bakır, kalay, lapis lazuli levhaları, rafine gümüş ve saf melu?a karnelyanı ile birlikte, dev bakır kazanlar, dev …… bakır, an'a layık parlayan bakır kadehler ve kavanozlar, açık havada kutsal bir masa kurmak için …… düzenli sunuların (?) yerinde kurdu. ningirsu, lagaš şehrini ……. yatak odasının içinde, evin dinlenme yerinde yatağını kurdu; ve herkes (?) enlil'in oğlu ile sokaklarda kuşlar gibi dinlendi.
1155-1181. görevleriyle, yani kanalları akışkan suyla doldurmak; bataklıkları sazan ve levrek (?) ile doldurmak ve balıkçılık müfettişinin ve bent müfettişinin görev yerlerinde durmalarını sağlamak; büyük suları tahıl taşıyan teknelerle doldurmak; tonlarca, yığınlarca ve tonlarca -- lagaš toprağının mahsulü -- yığılmasını sağlamak; sığır ağıllarının ve koyun çiftliklerinin kurulmasını sağlamak; sağlıklı koyunların etrafında kuzuların bol olmasını sağlamak; koçların sağlıklı koyunlara salınmasını sağlamak; sağlıklı ineklerin yanında çok sayıda buzağının durmasını sağlamak; üreme boğaların aralarında yüksek sesle böğürmelerini sağlamak; öküzlerin düzgün bir şekilde koşulmasını ve çiftçilerin ve öküz sürücülerinin yanlarında durmalarını sağlamak; eşeklerin semer taşımasını ve onları besleyen sürücülerin arkalarından takip etmelerini sağlamak; büyük bakır ……'ın eşeklere bağlanmasını sağlamak; ana değirmenin üretmesini (?) sağlamak; ningirsu'nun genç köle kadınlarının evini ……; ……'ı düzeltmek; e-ninnu'nun avlusunun neşeyle dolmasını sağlamak; ala davullarının ve balag davulunun sim davullarıyla mükemmel uyum içinde çalmasını ve sevgili davulu ušumgal-kalama'nın alayın önünde yürümesini sağlamak; e-ninnu'yu inşa eden hükümdar, gudea, kendisi lord ningirsu'nun önüne girdi.

1182-1202. tapınak, tam ihtişamıyla korkutuculuk ve ışıltıda eşsiz bir şekilde yükseldi. bir tekne gibi …… ve ……. sahibi, savaşçı ningirsu, gir-nun tahtında gün ışığı gibi çıktı. destekler üzerindeki ……'ı tüm ihtişamıyla mavi gökyüzü gibiydi. standartları ve kapakları (?) ningirsu'nun kendisi korkutuculuk yayıyordu; önlerine gerilmiş deri kayışları yeşil yılan yiyen kuşlar yıkanıyormuş gibi görünüyordu. sahibi, savaşçı ningirsu, en büyüleyici mavi arabasında utu gibi duruyordu. guena salonunda duran tahtı, neşeyle oturulan an'ın kutsal oturma yeri idi. yatak odasında duran yatağı, uyku yerinde diz çökmüş genç bir inek gibiydi. taze otlarla serpilmiş kutsal yorganı (?) üzerinde anne bau, lord ningirsu ile rahatça dinleniyordu.

1211-1223. büyük bronz tabaklar (?) her türlü yiyeceği sundu (?). iyi evde …… parlak bronz kaplarda pişirildi (?). büyük yemek salonunda duran saf kaplar, asla su eksik olmayan çeşitli boyutlardaki oluklar ve yanlarındaki bardaklar sürekli bolluk taşıyan tağris ve fırat nehirleriydi.

her şeyin şehrinde düzgün işlemesini sağladı. gudea e-ninnu'yu inşa etti, güçlerini mükemmelleştirdi. süt ürünlerini süt ürünleri evine getirdi ve ……'a ekmek (?) sağladı. borçları sildirdi ve tüm elleri temizledi. efendisi eve girdiğinde, yedi gün boyunca köle kadın efendisine eşit olabildi ve köle efendisiyle yan yana yürüyebildi. ancak ritüel olarak kirli olanlar sadece şehrin sınırında uyuyabildi. kötü konuşan dili susturdu ve kötülüğü kapattı.
1224-1231. nanše ve ningirsu'nun adaletine dikkat etti. zenginlere karşı yetimi, güçlülere karşı dul kadını korudu. oğlu olmayan ailelerde kız çocuğunun mirasçı olmasını sağladı. onun için adalet günü doğdu. kötü ve hoşnutsuz olanların boynuna ayağını bastı.

1232-1247. utu gibi, şehir için ufukta yükseldi. başına bir türban (?) sardı. kutsal an'ın gözleriyle kendini tanıttı. e-ninnu'nun tapınağına bir boğa gibi başı dik girip orada kusursuz öküzler ve oğlaklar kurban etti. kapları açık havada kurdu ve onları şarapla doldurdu. ušumgal-kalama tigi davullarıyla eşlik edildi ve ala davullar fırtına gibi onun için kükredi. hükümdar dış duvara çıktı (?) ve şehri ona hayranlıkla baktı. gudea …….
6 satır eksik

1254-1257. …… onun için bolluk yarattı. toprak onun için alaca arpa üretti. hükümdar ile lagaš bolluk içinde gelişti.

1258-1276. yeni evine giren savaşçı için, lord ningirsu için, zengin bir ziyafet düzenledi. onun için an'ı onur yerine oturttu, an'ın yanına enlil'i ve enlil'in yanına ninma?'ı oturttu.
12 satır eksik
1 satır parça parça

1277-1284. evi üzerine sevinç duyan sahibi, e-ninnu'nun tuğla işçiliği için bir kader belirledi: "ey e-ninnu'nun tuğla işçiliği, iyi bir kader belirlensin, e-ninnu'nun tuğla işçiliği için bir kader belirlensin, iyi bir kader belirlensin! ev! an tarafından kurulan dağ, ihtişamla inşa edilmiş!"
16 satır eksik

1301-1320. …… e-ninnu'nun tuğla işçiliği için bir kader belirledi: "ey tuğla işçiliği, bir kader belirlensin, e-ninnu'nun tuğla işçiliği için iyi bir kader belirlensin! ev …… korlar (?) …… göğü kucaklıyor. …… kutsal ……."
14 satır eksik
1 satır parça parça

1321-1325. "sizin adınıza, çok sayıda sığır ağılı kurulacak ve birçok koyun çiftliği yenilenecek! insanlar sizin altınızda bolluk içinde güvenli meralarda yatacaklar. sümer'in ve tüm ülkelerin gözleri size yönelecek. an, sizin için anzud evinizi yükseltecek."
11 satır eksik

1337-1354.
3 satır parça parça "…… gilgameş kadar uzun büyümüş. orada kurulan tahtınızı kimse kaldırmayacak. tanrınız, lord ningišzida, an'ın torunudur; ilahi anneniz, iyi soyun doğuran annesi, yavrularını seven ninsumun'dur; siz gerçek inek tarafından doğmuş bir çocuksunuz. siz, ningirsu tarafından lagaš toprağı üzerinde yükseltilmiş gerçek bir gençsiniz; adınız aşağıdan yukarıya kadar kurulmuştur. gudea, kimse …… ne dediğinizi. siz …… an tarafından bilinen bir adamsınız. siz, evin iyi bir kader belirlediği gerçek bir hükümdarsınız. gudea, ningišzida'nın oğlu, uzun bir ömür yaşayacaksınız!"

1355-1361. ev, büyük bir dağ gibi göğe yükselir ve korkutuculuğu ve ışıltısı toprak üzerine yerleşmiştir. an ve enlil, lagaš'ın kaderini belirlemiştir; ningirsu'nun otoritesi tüm ülkelere duyurulmuştur; e-ninnu, gök ile yer arasındaki boşluğu dolduracak kadar yüksek büyümüştür. ningirsu'ya övgüler olsun!

1362-1363. bu, "ningirsu'nun evi'nin inşası" ilahisinin sonudur. 
(Ekşisözlük)