28 Ocak 2019 Pazartesi

Adam Kazandı Mı Acaba

Adam Kazandı Mı Acaba   Adam Kazandı Mı Acaba
Tarih tekerrürden ibaretti sözünü belki de her gün duyuyorsunuzdur.
 Alman filozof Hegel, tarihten alınacak tek ders, tarihten ders alınamayacağıdır demiştir.
Öğrencisi Karl Marks ise, tarih tekerrür eder, ilkinde trajedi, ikincisinde komedi demiştir.
Benim fikrime sorarsanız tarihten ders alamayız, felsefeden ders alırız.

Tarih bilgisini, felsefe bilgisine çevirmek zorundayız.

Çünkü tarih aslında bir hikâyedir, hikâyeler bütünüdür. (İngilizce strory’den türemiş demişti İngilizce hocamız. History (o’nun daha doğrusu o erkeğin hikâyesi).
Bu hikâyelerin hepsi de kendine özgü olduğundan, kendi özel şartları olduğundan, bunlardan çıkacak sonuçlarla asla pozitif kesinliğe ulaşan teoriler üretemeyiz.
Gene de felsefi genellemelere ulaşabiliriz.
Şimdi okurlarım, size bildiğiniz bir öyküyü bir daha anlatayım. Öykümüz büyük bir ülkede geçiyor.

 Bu büyük ülkede seçimler var. 

Ülke sağcı bir ülke ve hep sağcılarca yönetilmiş. Ülkedeki son sağcı iktidar ise, ülkeyi bol kanlı, sonu gelmez savaşlara sürüklemiş, ekonomiyi batırmış ve toplumu kamplara bölen dili ile de insanların canını sıkmıştır.
Herkes o lider ve partiden kurtulmanın yollarını aramaktadır. Üstelik bu lider ve partisi, yeşile, doğaya düşman ve özelleştirmecidir.
Derken mavi gözlü bir lider çıkıyor. Fazlası ile sosyal demokrat, sosyal refahtan yana, özelleştirme karşıtı, karizmatik.
fox news ile ilgili görsel sonucuKitleler peşine takılıyor, devasa mitingler yapılıyor. Rakibi ise pek sahalara inmiyor. Propagandaya fazlası ile geç başlıyor.
Seçimler yaklaştıkça o ülkenin bir ilinde seçimde yolsuzluk iddiaları göklere yükseliyor.

Gönüllü sandık ve seçim gönüllüleri o ile gidiyor.

Gönüllüler sürekli engelleniyor.
Derken seçim günü o ilden yolsuzluklar da ayyuka çıkmışken, seçim de başa baş gibiyken, o ilde de çekişmeler sürerken, seçim gecesi muhalif televizyon kanalı, mevcut başkanın kazandığını açıkladı.
O haziran gecesi sol muhalefetin son kurşununu attığı gün oldu ve sol muhalefet o haziran gecesinden sonra halen toparlanamadı.
O kanala Fox tv idi ama o ülke Türkiye değildi.
Buraya kadar anlattığım 7 Haziran 2000  George Bush,  Al Gore seçimleriydi ve o ülke Amerika Birleşik Devletleriydi.
O çok tartışmalı il de Florida eyaletiydi. O eyalet, Türkiye büyüklüğünde ve ilginçtir portakalları ile ünlü.
Portakal komplosu yazımı bitirdikten sonra bir tesadüf Michael Moore’un Aptal Beyaz Adamlar kitabını okudum. Kitabın ilk bölümü Bush-Al Gore seçimi hakkındaydı.
Bu tekerrürden çıkaracağımız sonuç ne olabilir?
Yüz küsur ülkede yayın yapan Fox grubunun, tam bağımsız Atatürkçülükten yana olmasını beklemek saflıktır.
Bu şirketin her hareketi tıpkı adını aldığı tilki gibi kurnazca yayımlar yapması ile ünlü.
Son olarak, en ağır darbe, en yakınımızdan gelir. Zira toparlanması zaman alır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder