2 temmuz 1993 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2 temmuz 1993 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Temmuz 2023 Pazar

Ahmet Telli'den 30. yılında Sivas bildirisi:İnsanlığın hafızası zamanaşımını reddediyor



Ahmet Telli'den 30. yılında Sivas bildirisi:İnsanlığın hafızası zamanaşımını reddediyor

 Bildiriyi katliamda yaşamını yitiren iki şair Metion Altıok ve Behçet Aysan'ın kızları, Zeynep Altıok ve Eren Aysan duyurdu. İkili tarafından hazırlanan sunum yazısı şöyle:

"2 Temmuz 1993’te ortaçağ karanlığında yaşamını yitiren iki şairin Metin Altıok ve Behçet Aysan’ın kızları olarak katliamın otuzuncu yılında yine şairlere sığınıyoruz. Çünkü şiir her zaman ölümsüzdür ve yüzyıllar geçse de hukuk bükücülerin güçsüzlüğünü söyler. Toplumun vicdanını yaratan şairlerin çığlığıdır. Pek çok siyasi cinayette olduğu gibi Sivas katliamı davası da adaletsizliğin kurbanı oldu. Sıvas katliamı davasının zamanaşımı duruşması öncesinde şairlerin imzası ülkemizin yüz akı şairi Ahmet Telli’nin sözcükleriyle bütünleşmişti. Kıyımın 30. yılında yine Ahmet Telli’den bir bildiri yazmasını rica ettik. Hukukun hafızasının şiirin gücünün altında olduğunu biliyoruz. O yüzden yine elimizi tutan şairlerin sözlerine sığınıyoruz. Bu yılki ilanımız Ahmet Telli’nin Sıvas katliamına dair sözleridir."

"REDDEDİYORUZ"

Şair Ahmet Telli'nin kaleme aldığı metin ise şöyle:

"Şairler diyor ki:

2 Temmuz 93 üzerinden otuz yıl geçti. Madımak kıyımının ateşi zihinlerden türkülere, şiirlere akıp duruyor hâlâ. Kanunlar, hâfızamızı silmek istercesine yargılama konusunda zamanaşımını işletme gayretinde.

Unutulmasın ki, sanat, trajediye dönmüş kıyımları asla unutmaz. Homeros’un kanatlı sözleri de, Pir Sultan’ın bilgeliği de sürekliliğini sürdürüyor. Belli ki Metin Altıok’un, Behçet Aysan’ın, Uğur Kaynar’ın kanatlı sözleri de hep hatırlanacaktır. Onların trajik sonlarını unutmak ve unutturmak kimin haddine!

Kanunların ruhu yoktur, insanlığın hâfızası zamanaşımını reddediyor. REDDEDİYORUZ!..."

Bildiride imzası bulunan edebiyatçılar şunlar:

Adnan Caymaz, Ahmet Özer, Akif Kurtuluş, Ali Cengizkan, Altay Öktem, Asuman Susam, Ataol Behramoğlu, Attila Birkiye, Aydın Afacan, Aydın Şimşek, Betül Dünder, Bilsen Başaran, Birhan Keskin, Cenk Gündoğdu, Cevahir Bedel, Cevat Çapan, Cezmi Ersöz, Çağla Çinili, Çağla Meknuze, Deniz Durukan, Didem Gülçin Erdem, Duygu Kankaytsın, Emel İrtem, Emel Kaya, Engin Turgut, Enis Batur, Eray Canberk, Fergun Özelli, Ferruh Tunç, Gonca Özmen, Gökçenur Ç., Gülce Başer, Hakan Savlı, Halil İbrahim Özcan, Haydar Ergülen, Hıdır Işık, Hicri İzgören, Hidayet Karakuş, Hilal Karahan, Hilmi Yavuz, Hülya Deniz Ünal, Hüseyin Ferhad, Hüseyin Yurttaş, İlhan Sami Çomak, Mahir Karayazı, Mahmut Temizyürek, Mehmet Altun, Mehmet Said Aydın, Metin Celal, Metin Kaygalak, Mehtap Meral, Murathan Mungan, Mustafa Köz, Neşe Yaşın, Nihat Behram, Nihat Ziyalan, Nilay Özer, Oktay Akıncı, Onur Behramoğlu, Orhan Alkaya, Ömer Asaf Tosun, Pelin Batu, Selahattin Yolgiden, Semih Çelenk, Serdar Koçak, Seyyidhan Kömürcü, Sezai Sarıoğlu, Sunay Akın, Şükrü Erbaş, Tarık Günersel, Tuğrul Keskin, Tuğrul Tanyol, Turgay Fişekçi, Turgay Kantürk, Tozan Alkan, Vural Bahadır Bayrıl, Yusuf Alper. 

(Evrensel gazetesi) 

YAŞAMAK GÖREVDİR YANGIN YERİNDE (ATAOL BEHRAMOĞLU

 


BU YANGIN YERİNDE

Yaşamak bu yangın yerinde
Her gün yeniden ölerek

Zalimin elinde tutsak
Cahile kurban olarak

Yalanla kirli havada
Güçlükle soluk alarak

Savunmak gerçeği, çoğu kez
Yalnızlığını bilerek

Korkağı, döneği, suskunu
Görüp de öfkeyle dolarak

Toplanıyor ölü arkadaşlar
Her biri bir yerden gelerek

Kiminin boynunda ilmeği
Kimi kanını silerek

Kucaklıyor beni Metin Altıok
“Aldırma” diyor gülerek

“Yaşamak görevdir bu yangın yerinde
Yaşamak, insan kalarak”

Temmuz 1993

ATAOL BEHRAMOĞLU

5 Eylül 2022 Pazartesi

NESİMİ ÇİMEN, ADAŞI KADAR BÜYÜK

 


Tarihte bazı büyük kişiler ve onların büyük isimleri vardır. Bir de onların adaşları vardır. Mesela folklor bilimcilere göre Toroslarda,  Yörükler arasında sekiz ayrı Karacaoğlan yaşamıştır. Mantık biliminin kurucusu meşhur büyük Aristo'nun yanında, İtalyanların sanat tarihçisi ve sanat felsefecisi küçük Aristo vardır. Bu ikisinin yanında da, Skolastik Aristorales vardır. Pek çok kili, divan şairi Farabi ile, filozof Farabi'yi aynı kişi zanneder. Aşık Yunus, Derviş Yunus, Yunus Baba ve Yunus Dede; bunların hiç biri Yunus Emre değildir. Pek çok Yunus Emre derlemelerinde adlarını görürüz. 

Tarihte iki bütük Martin Luther vardır. Biri Almanların meşhur ilahiyatçısı, Protestanlığın kurucusu Martin Luther, diğeri de Amerikalı siyahi lider ve insan hakları savunucusu Martin Luther King'dir. Bu bence ilginçtir. Çünkü Alman, Martin Luther, bir köle, sahibi Türk olsa bile itaat etmelidir, demiştir. Bu iki ünlü Martin Luther'in kölelik onusunda görüşleri farklıdır.

Tarihte iki Nesimi vardır.  Biri Aleviliğin yedi ulu ozanından, Seyit Nesimi'dir. Nesimi sadece ozanlığıyla değil, siyasi müdacelesi, gördüğü işlenceler (bıyıkları tek tek yolunmuştu, karakollarda çok dayak yemişti), Sivas katliamında şehit olması, kendisi kadar büyük bir ozan, müzik yapımcıdı oğlu Mazlum Çimen, piyanist torunu Saki Çimen'le şimdiden efsanelerin arasına karıştı.

Eserlerinin hangisinin telif, hangisinin derleme olduğunu ancak Mesam ( müzik eserleri sahipleri birliği) gibi kuruluşlar ve uzman bilim adamları bilebilir. Barış Güvercini eseri, yıllar sonra Bethowen'ın 9. senfonisinin yerini alabilir. 

Winston Churchill, Çanakkale savaşları için, bin yıl sonra bu savaşlar, Truva savaşları ile karıştırılacaktır demiştir. Bundan bir kaç yüz yıl sonra da Nesimi Çimen'in adı, Seyit Nesimi ile karıştırılacaktır