2026 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2026 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mart 2026 Perşembe

İRAN-AMERİKA 2026 SAVAŞI VE FİKİRSEL DEĞİŞİM

 


Savaşlar, pek çok insanın ölümü ve bazı fikirlerin doğumuna sebep olur. Birinci Körfez Savaşında Saddam Hüseyin, çok ağır yenilmiş ve muhtemelen Kuveyt'i işgal ettiğine pişman olmuştu. Amerikan donanması, Basra Körfezinde ve Akdeniz^de cirit atıyordu. Amerika ve müttefikleri, üç ay hazırlık yaptı ve üç haftada Kuveyt'i geri aldı. Sonraki yıllarda da, Orta Doğuda, özellikle körfezde Amerika ve İsrail'in borusu öttü. İsrail'in 2006'daki Hizbullah'la savaşında, kendisinin neredeyse yüzde biri kadar bir orduya yenilgisi bile İsrail'in karizmasını çizdirmemişti. O savaştan geriye füze ve roket fikri kaldı, bir de her an herkese sıra geleceği. Saddam'ın elinde, Rus yapısı ve teknolojisi çok geri Scud füzeleri vardı, elindeki yetersiz istihbaratla, körlemesine İsrail'i ve bazı Amerikan hedeflerini vurdu. Genelde füzeler ya patriotlarca engellendi, ya da boş hedefleri vurdu. Gene de vurulan hedefler heyecan yarattı ve İsrail'i korkuttu. Füze sadece para meselesidir, pilotu yoktur; Türkçe de sen rezil olma, paran rezil olsun diye bir söz vardır. Sonuçta füzeler, pahalı mermilerdir. İsrail'in Demir Kubbes'sini delecek mermiler de illa vardır yada icat edilecektir. Diğer bir fikir de deniz mayınları, Saddam'ın elinde deniz mayını yoktu ama olma ihtimali bile Kuveyt'e çıkarma yapma fikrini iptal ettirdi. Kara mayınlarının günümüz ordularına karşı bir tesiri yoktur, hele Amerikan ordusu gibi büyük bir ordunun. Mayın olası arazi bombalanır, devasa çukurlarda mayın falan kalmaz. Su mayınlarıyda bugün artık bir çeşit su dronudur. Çanakkale savaşında  olduğu gibi, çelik halatlara bağlı sabit mayınlar yok; alıcıları ile gemiyi fark edip, gemiye doğru hareket eden ve suyun bir kaç metre altından gidip, gemiyi vuruyor.

Bugün İran-Amerika savaşının 18. günü ve zafer şimdilik İran'ın ezici üstünlüğüyle sürüyor. Şu ana kadar Amerika ve İsrail'e ileri derecede zarar verdi. Bugünden sonra savaş ne olur, bilemeyeceğim ve savaşın bundan sonrası için öyle çok fazla analiz kasamayacağım. Amerikanın bundan sonraki her zaferi, Pirüs zaferidir ve bu savaşı bitirmek için de, en kötüsünden de olsa Pirüs zaferine ihtiyacı vardır. Yoksa Körfez petrollerini ve körfez krallıklarını kimse koruyamaz. Gerçi bu aşamadan sonra Amerika hiç kimseyi koruyamaz. Pirüs zaferi, İsrail'i koruması için lazım. Amerika, kara harekatına başlayacaksa, en azından 1 milyar, 100 milyon dolarlık radarı yeniden yapmalılar. İran'a kara harekatı da kolay değil. Belli ki İran, kara harekatına da hazır. Irak'ın dört, Türkiye'nin iki katından büyük, bazı bölgeleri aşırı dağlık, kurak ve hiç bir insan yerleşimi veya göçebe çadırı yok. Halen keşfedilmemiş geçitleri, ormanları falan var ve keşfedilmemiş ormanları var ve İran, buralarda yapılacak bir Amerikan harekatına da hazır olduğuna inanıyorum. Gene de Amerika, kara harekatını en azından denemek zorundadır. 

Bunu da tek başına yapamaz, birinci körfez savaşında bile 5 Nisan tezkeresi Amerika'ya ağır bir darbe olmuştu.Şimdi de kamuoyu İran'dan yana. Bazı din adamları, cübbeleriyle, mezhep düşmanlığı yaparak,  halkı İranla savaşa veya Amerikan askerlerinin Türk toprağını, İran'a savaş için kullanmaya hazırlamak istiyor. Oysa bu savaşın kaybedeni her halukarda mevcut iktidar ve din tüccarları. İran kaybederse, Siyasal İslam kaybedecek çünkü her ne kadar Şii diye lanetleseler de, Siyasal İslam'ın ülke yöneteceğini dünyaya İran göstermişti ve İran'ın, bir Pirüs zaferiyle bile olsa yenilgisi, Siyasal İslam'ın yenilgisidir. Böyle bir yenilginin etkisi, Sovyetler Birliğinin dağılmasının, sol partilere etkisi gibi olacak. Doksanlarda, Sovyetleri zerrece sevmeyen İskandinav sosyal demokratları bile iktidarını kaybetmişti. Diğer yandan olası bir İran zaferi, yıllardır Orta Doğu denen bölgedeki Sünnici ve Amerikancı siyasetin de sonu olavaktır.