kandırılmama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kandırılmama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ocak 2021 Perşembe

KANDIRILMANIN KABUL EDİLEBİLİRLİK ÖLÇÜTLERİ 3



 6)Ava giderken avlanmak: Türkçenin fiil çekim kurallarının cilvesi olarak avlanmak kelimesi, hem av yapmak, hem de av olmak anlamına gelir. Dolandırılan pek çok kişi de, av yapmaya giderken av olanlardır.

Ünlü dolandırıcı Sülün Osman'ın kendisi kadar ünlü bir sözü vardır. Ben asla dürüst insanları dolandırmadım, beni dolandırmak isteyenleri dolandırdım. Sonra örnekler verir, Osman'ın elinde altın bilezik vardır, ameliyat için yok pahasına satacaktır, hemen kabul ederler, sabah da o bileziklerin sahte olduğunu öğrenirler. Ya da üç kuruşa şehrin ortasındaki devasa arazinin, boğaz köprüsünün satın alabileceğini ve fahiş kar edeceğini sanır.

Avlanmaya giderken av olmak, bu kadar ahmakça olmayabilir. Mesela ponzi sistemi denen ve dışarıdan iş yapıyor görünüp, aslında tamamen yeni katılımcıların, eski katılımcıların faizini ödediği sistemlerde de benzeri durum vardır. Bu sistemlerde paranı son anda çekersen büyük kar ederesin. Pek çok kişi bu son dakikayı kaçırır.

Çiftlikbank olayında da son bir buçuk hatta iki ay öncesinden para çekmeler durdu. Bazıları daha fazla para yatırıp, para çekmek için ayrıcalıklı müşteri olmayı denedi. ( Pek çok ponzi sisteminde işleyen bir durumdur.) Bu durum işlemediği gibi benim naçizane tahminim Çiftlikbank olayında bu son dönemde yatan para kayda da geçmedi.

Siyasette de bazen benzeri olur. Karl Marks, Paris Komününü anlatırken esnafın isyanın bastırılmasına ne kadar sevindiğini anlatıyor. Oysa bankalar, büyük bankalar ve büyük çaplı alacaklar, isyanın bastırılmasında katkılarına bakmadan, borçlarını faizi ile aldılar.

7)Aslında pek de kandırılmamış olmak, kandırılmışlıktan karlı çıkmak: Bu da başka ve hassas konu. Siyasette kandırıldığını söyleyenlerin, bu kandırılmadan karlı çıkmış olması ilginç bir durumdur.

13 Ocak 2021 Çarşamba

KANDIRILMANIN KABUL EDİLEBİLİRLİK ÖLÇÜTLERİ 2



 4.)Kandıranın niyetinin açıklığı: Kandıranın niyeti çoğu kez gizli değil. Bazen fazlası ile açık. Hitler, Kavgam'ında Rusya'yı işgal etme niyetini daha 1924 yılında açık açık ilan ediyor mesela. Bizim donanmamız yok, bizim imparatorluğumuz doğu da ve karasal olacak diyor. Sonuçta Stalin, Hitler'in her an saldırmasına hazır olmalıydı.

Benzer bir şekilde, Fetö'nün ülkeyi ele geçirme planları, televizyon yayınına bile çıkmış, kendisi de bu yüzden Amerika'ya kaçmıştı. Yani 15 temmuz beklenmedik bir şey değildi. Kaldı ki 2016'nın şubat ayından itibaren örgütün basını, adeta biz darbe yapacağız diye bağırıyordu. (Özellikle de Nazlı Ilıcak)

12 Eylül'de  bazı şeyler 1980 yılında başlamıştı. Özellikle Fatsa operasyonlarından sonra, gardiyanlar, askerler ve polisler daha gaddar olmuşlar, Kenan Evren'de genelkurmay başkanı olarak daha sık açıklama yapar olmuştu.,

Fetö'yü hocası Said-i Nursi'den ayırmaya kalkıyorlar. Oysa o risaleleri okusanız, Fetö'nün, hocasından farklı düşünmediğini ve davranmadığını anlarsınız. Hatta diğer kanaat önderlerinin  (F-G ve diğer şeyhlere zamanında öyle deniyordu) yazdıklarını okursanız ne demek istediğimi anlarsınız.

Peki onca yazıp-çizilmesine rağmen solcu, hatta çok solcu kitlenin bu açık gerçeği görmemesine ne demeli? Adamlar niyetini açıkça söylüyor ama sen onların işçiden-emekçiden-özgürlükten yana olduklarını zannediyorsun.

5)Kandırmanın daha önceki örnekleri: İnsan sadece kendi yaşantılarından değil, başkalarının yaşantılarından da öğrenen canlıdır. Daha önce çok kişinin canını yakmış, ayyuka çıkmış dolandırılma yöntemleri sizin üzerinizde işe yarıyorsa, ciddi anlamda sorun var demektir. Türkiye'de belli dolandırıcılık yöntemleri vardır. Belli dönemlerde çok yaygındır ve sık sık haberlere konu olur.

Telefon dolandırıcılığını ele alalım. İnternetin ilk yıllarında Bulgaristanlı kızlar Türk erkeklerini çok dolandırıyordu. (Bulgaristanlı diyorum çünkü çoğunluğu Türk de olsa aralarında bolca Roman ve Bulgar'da vardı. Bulgaristan'da Romanlar, Hristiyan da olsalar, kendi aralarında Türkçe konuşma alışkanlıkları yaygındır. Pek çok Bulgar da, ticari ilişkiler sebebi ile pek güzel Türkçe öğrenmiştir.) Bu kızlar genelde gavurla evlendirileceği bahanesi ile Türkiye'ye gelmek istiyor, bunun için pasaportlarını çıkarabilmek için bir kaç yüz ero istiyordu. Bazen de hasta babası için para istiyordu. Watsapp ve benzeri uygulamalar bu tür dolandırıcılığın kökünü kuruttu. Çünkü sınır kapısındayım,  bin ero daha gerek falan dendiğinde, konum at falan diyebiliyorsunuz.

Bir de polisten, Mitten, Jitemden arıyoruz, telefonunuzu teröristler kullanıyor ve benzerleri ise klasiktir. Öte yandan iş dünyasında her sektörde veya ticaretin genelinde, iş dünyasında yıllar geçtikçe öğrenilen dolandırılma türleri vardır. İşe girince bazılarını sizden daha tecrübeliler öğretir, bazılarını da zamanla siz öğrenirsiniz.

Kandırma yöntemleri de sık sık tekrarlanır. Michel Moore'un Aptal Beyaz Adamlar kitabında okuduğuma göre Fox Tv  (Amerika'da olanı) 2000 seçimlerinde George Bush-Al Gore arasında fark azken, benzer bir şekilde adam kazandı oyunu oynamış. (http://onbinkitap.blogspot.com/2019/01/adam-kazand-m-acaba.html ) Sonra Narcos dizisinden öğrendiğime göre aynı oyun Meksika'da da oynamış ve bu oyunun adı, SEÇMEN BASTIRMA imiş. Neyse ki son İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde tutmadı. (Devam edecek)

7 Ocak 2021 Perşembe

KANDIRILMANIN KABUL EDİLEBİLİRLİK ÖLÇÜTLERİ-I



 Kandırılmak hayatın kaçınılmaz bir sonucudur ve hayatta kandırılmamış kimse yoktur. İnsan denen varlık çok bencil de olsa, topluluk halinde yaşamaya mecburdur. Bu sebeple güvenmek için ve güvenmemek için sebepler, ölçütler oluşturmuştur. Ben de kendimce bu ölçütleri, yani kandırılmanın mantığını anlatmaya karar verdim. Maddeler halinde yazıyorum:

1)Kandırılanın yetkinliği; Kandırılan olarak yetkin-yetişkin değilseniz, kandırılmanız hoş görülebilir. Yasalar da bunun yanındadır. On sekiz yaşından küçük birisi senet imzalarsa geçerli değildir. Gene yaşı çok küçük biri ile, o kişinin isteği bile seks yapmış olursanız, bu iğfal suçuna girer. Yani o kişinin aklı olgunlaşmadığından, onu kandırmış olursunuz. Bunun yanında demans (bunama), akıl hastalıkları durumunda da benzeri yetkin olma konusuna girer. 

Yaşınız ve beden sağlığınız sağlam olmasına rağmen yetkin olmama konusu da o konuda bilgi azlığınız olmasıdır. Örneğin köyden yeni göç etmiş birisinin dolandırıcıdan Boğaziçi köprüsünü ya da Saat kulesini satın alması normaldir. Yılların esnafı, tüccarı olarak böyle basit dolandırılmanız çok mantıklı değildir. Oğlu polis olan bir arkadaştan, başka bir polisin, telefon dolandırıcıları tarafından, sizin telefondan albayın karısını rahatsız ediyorlar diye dolandırıldığını duymuştum da ne gülmüştüm. Teşkilat olarak parayı kurtarmışlar ve olay duyulmasın diye büyük çaba harcamışlar.

Politik açıdan bir liseli genç ya da taşralı bir politikacı kandırılmış olabilir ama yılların tecrübeli politikacılarının kandırılmasını normal görmeli miyiz, kabullenmeli miyiz? Ya da o en kalite okullarda okumuş, yurt dışında gezmedik ülke bırakmamış, Türkiye'yi bıraktım, yurt dışında kaliteli üniversitelerde mastır, doktora yapmış aydınlarımız, kumpası görmediler mi ya da yetmez amanın tek amacının yargıyı ele geçirmek olduğunu görmediler mi? Ben yabancı dil bile bilmeyen, onların pek  çoğunun okuduğu liseden bile daha geri olanakları olan bir taşra üniversitesinden mezun, taşrada bir lise öğretmeni olarak gördüğümü, onlar nasıl görmediler? O kadar eğitimin sonu, kullanışlı aptal olmak mı?

Gene şu günler Adnan Oktar'ın kediciklerini, kandırılmış masum kızlar gibi gösterme çabaları var ve bunda da başarılılar. Bilkent, Koç, Boğaziçi gibi kalburüstü, yüksek puanlı ve yüksek ücretli üniversitelerde okumuş ve üst düzey gelirli aileden kızlar nasıl kandırılabiliyor?

2) Kandıranın Kandırana Yetkinliği: Kandıran çok üst düzey bir dolandırıcıysa ya da dolandıranın iyi niyetini suiistimal edebilecek bir konumdaysa, kandırılma mazur görülebilir. Yıllarca güven kazanmış bir doktora, ciddi bir bilim adamına inanmamız da normaldir.

Öte yandan ilkokul mezunu bir vaizin etrafında o kadar çok insanın toplanması mantıken kabul edilebilir değildir. Sıradan bir banka memurunun, devasa miktarda parayı çaldığına veya zimmetine geçirdiğine kolay kolay inanmayız.

3)Kandıranın kaçıncı kez kandırdığı: Kumarda bile ilk elin günahı olmaz derler. İnsan ilişkileri özünde güven vardır ve çoğu kez yabancı birileri işe önce güvenimizi kazanarak ya da kazanmaya çalışarak geçer. Oysa aynı kişinin bizi defalarca dolandırılmansın arkasında başka nedenler ararız.

Banker Kastelli, Fadıl Akgündüz gibi kişiler, çoğu kez de aynı kitleyi, defalarca dolandırılmıştır .Bu dolandırılma tabi ki normal değildir. Aslında bu kişiler dolandırılmamaktadır. (Daha sonraki bir maddede yazacağım)

Aslında tek parça yazacaktım ama yazılması uzun sürecek. Bu yüzden de bir kaç parça olarak yazacağım.