İnsan bir yaştan sonra kendisini yönetmez, alışkanlıklar yönetir derler. İnsan, gerçekte alışkanlıklarını yönetmeyi bilmelidir. Bu sadece bireyler değil, kurumlar ve toplumlar için de geçerlidir. Kişiler, toplumlar ve kurumlar, duruma göre veya durumun aciliyetine göre alışkanlıklarını değiştirebilmelidir. Nietzsche'nin dediği gibi, derisini değiştirmeyen yılan ve fikrini değiştirmeyen insan, ölüme mahkumdur. İnsan alışkanlıklarını da değiştirmelidir. Ülkemizde fırsatçılık, halk tabanında ciddi bir kişilik bozukluğuna dönmüştür. Pek çok esnaf, zor durumda olan biri gelse de, yüksek fiyat versem diye beklemektedir. İş sebebi ile Anadolu'yu gezenler, bir alışkanlık olarak en büyük markete veya zincir marketletrden birine gider (Eğer varsa). Yabancı olduğu belli olduğu için, seni illa kazıklayacaklardır. Küçük yerlerde ev kiralarını rayici yoktur, memur maaşının üçte biri kadarını kira olarak isterler. Aksi halde evi boş bırakırlar, ev kokar ama kiralamazlar. Avrupa'da Paskalya öncesinde indirimler olur; Türkiye'de Ramazan ve bayramlar öncesinde zamlar olur.
Ülkemizdeki fırsatçılık alışkanlığı uzun süredir olan bir şey ama esnafa sorsan, kendisi fırsatçı değildir; sistem böyledir. Kendilerinin kabahati yoktur, hayatta kalmaya çalışıyorlardır. Sisteme dürüstlüğü sokmaya çalışanları da kendileri saldırır, dışlar ve yok eder. Halen de sistemden şikayetçidir. Havaalanı yada benzer bir şekilde insanların daha uzak yerde alış veriş veya yemek için başka yere gidemeyeceği alanlarda fiyatlar fahiştir. Bahanesi de hazırdır, kiralar çok yüksek. Oysa kiraya verenlerin bahanesi de budur. Burası havaalanı, yolcular mecburen burada yiyecek denilir.
Pek çok yöre bunu ticari zeka zanneder. Bu tavır, geri kalmış ülkelere ve geri kalmış bölgelerde yaygındır. Hatta bir yöre ne kadar geri kalmışsa, o kadar fırsatçıdır; bu fırsatçılığın halk arasındaki adı, köylü kurnazlılığı ya da şark kurnazlığıdır. Siyaset de bu geri kalmış ülke kurnazlığına alet olur. İnternetten, yurt dışı alışverişlerine kısıtlama geldiği gün, bazı ithal mallara, yüzde üç bin küsur zam gelir. Aradaki alakayı anlamak için aptal olunmalıdır. Seçimlerden önce bazı kesimlere para aktarılır, buna seçim ekonomisi denir.
Bu kurnazlık iktisadı ve fırsatçılık alışkanlığı, ne bu fırsatçı kişileri zengin eder, ne de ülke ekonomilerini büyütür. Az bilinen bir Kürt atasözü; en kurnaz hayvan tilkidir, en ucuzu kürk de tilki postudur der. Bu atatsözü az bilinir zira Kürtler de kurnaz bir millettir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder