yegitek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yegitek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Haziran 2026 Cumartesi

EĞİTİMDE VE FİKİRDE YİTİRİLEN SIR

 


Kısa süren YEGİTEK görevlendirmemde yöneticilerimin benden ilk öğrenmemi istediği şey, ters-yüz edilmiş eğitimdi. Öğrenci evde ders anlatım videosu izliyor (maksimum altı dakika), okulda ödev yapıyor ve konuyu taryışıyor. Bunu yıllar önce Kubaşık eğitim diye de duymuştum. Öğrenci araştırma yapıyor, sonuçlarını öğretmenine gösteriyordu. Öğretmenlik mesleği şekil değiştiriyor, öğretmenin bilgiyi sunma görevini giderek yok ediyor, bilgiyi beceriye çevirme görevini öne çıkarıyor. Çünkü artık öğretmen, öğrenci için bilginin tek kaynağı değildir. Özellikle merkezlerden uzak, küçük okullarda, öğretmen, öğrencinin birincil ve yer yer tek bilgi kaynağıdır. Okul kütüphanesindeki kitapların pek çoğu neredeyse elli yıllıktır. Ciddi araştırma yapmak için uzun seyahatler etmek, kütüphanede günler geçirmek gereklidir. Bunun yerine bilgi, doğrudan öğretmenden alınmalıdır. Bilgiyi edinmeinin bu zorluğu ve öğretmene bağlılık, eğitimi bir sır alma işlevine dönüştürmektedir.

Oysa internetle beraber, bilgiye erişim zor değildir, bilgi de sır değildir. İnternet, bize her alanda en temel bilgileri her alanda veriyor.  Eskiden doktorun reçete ile verdiği ilacın kutusundan çıkan propektüs denen kağıtta yazılanları okusak da anlamaz, ilacın ne işe yaradığı ile ilgili bir bilgimiz olmazdı; şimdi ilacın adını arama sitelerine, forumlara ve değişik topluluklara yazıyor, ilacın etken maddesini, koruyucu maddesini (ya da maddelerini), amacını ve ilacı kullanmış olan diğer insanların tecrübelerini çabucak öğreniyoruz. Eskiden bir aracımız (televizyon, otomobil vesair) arızalandığında tamirciye götürür, tamirci ne derse inanırdık; şimdi interneete pek çok basit arızanın, basit tamirini öğreniyoruz. Bilginin bu kadar kolay ulaşılabilir olması, okullar arasındaki farkı,  öğrenme çabasındaki kişi için zayıflattı. Başka üniversitelerde, derslerde neler anlatıldığını ve ya yapılduğını bilmek, artık çok zor değil. Biz 1994'de, fi tarihinde iki Amerikalı profesör ve ağdalı bir Osmanlıca ile bazı önermeler va açıklamarlından oluşan bir kitaptı ve modern sosyal psikoloji ile alakası yoktu. Bölüm başkanımız, sonradan profesör Metin Özkul, yıllarca bu kitabı iki dönem boyunca okuttu ve daha önce Malatya, İnönü üniversitesinde okutmuş. Bu gün olsa, diğer üniversitelerin sosyal psikoloji notlarını öğrenebilirdik.

Bu durumda eğitimci, hangi kademede olursa olsun (Okul öncesinden, doktoraya), öncelikle beceriye yoğunlaşmalı. Yapay zeka çağında bu da çok zor ve insanlar, üniversite eğitiminden uzaklaşıyor. Sırrı açığa çıkan üniversite eğitimi, hayata atılmayı dört sene engellemenin sebebi gibi oluyor. Pek çok mavi yakalı, hem üniversite mezunlarından daha iyi maaş alıyor, hem de daha az yoruluyor. Yapay zekadan çok önce, bilgisayarlar pek çok beyaz yakalının işini azaltmıştı. Mesela eskiden müteahitlerin proje, tahaaüd işlerini yapan, büro açmış, bağımsız inşaat mühendisleri vardı. İki binlerin başlarında bilgisayar teknolojisi ve Autocad başta olmak üzere çizim teknolojileri ile çizim masaları, T cetvelleri ve çizim kalem takımları yok oldu. Ardından bilgisayarlar, bir mühendisinin ya da mühendis ekibinin haftalarını alan hesaplamaları bir kaç saatte yapar oldu. İnşaat mühendisliği başta olmak üzere mühendisler, şamtiye şefliği, vardiya amirliği gibi saha işlerine bağlı kaldılar. Teknolojinin hangi mesleği, nasıl vuracağı belli değil. Bu yüzden her insanın, üniversite mezunu da olsa, bir kaç beceri edinmesi ve her türlü değişikliğe hazırlıklı olmasını gerekli kılmakta.