En baştan söyleyeyim, Amerikan haydutluğunu kabul etmiyor, tasvip etmiyorum, ama-lakin-fakar gibi kelimeleri kullanmadan karşı çıkıyorum. Trump, Venezüella devlet başkanını ve eşini yatağından alarak, emperyal hedeflerine Hitlervari bir başlangıç yaptı. Dünyanın durumu pek çok açıdan 1939'a benziyor. Yeni nesil Hitlerimizin elindeki devlet, dönemin Almanya'sından çok daha güçlü, dünya bu devlete karşı birleşmek için çok daha isteksiz.
Biz bu yazıda karşı cepheye, emperyalistlere karşı verilen açıklara,düşülen gardlara bakacağız. Güvenlik zaafiyetinden bahsetmeyeceğim, Mustafa Sarıgül'ün deyimiyle, Otlukbeli Mal Müdürü bile daha ok zorlanarak ele geçirilirdi. Sadece otuz iki Kübalı direnmiş ve öldürülmüş. Öncesinde Maduro'yu kendi partisi ve en yakınındakiler satmış. Saddam bile düştükten sonra aylarca saklanmıştı. Bununla beraber, yaşı yetenler hatırlasın, Saddam'ın ordusu, birden yenilmiş, Amerikan ordusu çok az kayıpla, koca ülkeyi işgal etmişti. Sonradan Keşnizani tarikatının Irak ordusuna sızmasının, Irak'ı nasıl teslim aldığını öğrenmiştik. Amerika, Saddam devrildikten sonra şiddeti yavaş yavaş artan direnişten yılarak, Irak'ı terk etti. Saddam'da çok uzun süre iktidarda kalanlardan.
Uzun süre iktidarda kalmak iyi bir şey değildir, hatta önemli de değildir. İktidarda iken neler yaptığı diyeceksiniz, ondan da önemli bir şey vardır; iktidardan nasıl gittiği. İktidar, ömür gibi geçicidir ve ömür gibi aniden bitebilir. Bu kişiler kadar, partiler, zümreler için de böyledir. İktidar illa bir gün değişir ve nasıl ki her insan, sağlıklı olduğu halde, çok genç yaşta ölecekse, her iktidar da çok iyi işlediği, yada işlediğini sandığı anda birden biter. Gerçek devrim, kurucu lider yada partinin iktidardan gitmesine rağmen, kurulan sosyal düzenin devam etmesidir. Demokrasi, bunun için gereklidir. Ülkeyi kursanız bile, sonuçta iktidarı teslim etmeniz gerekir. Bunu modern tarihte ilk başaran CHP olmuş, önce Atatürk, iktidarını İnönü'ye devrederek, kendisini dil-tarih çalışmalarına vermiş, onun ölümünden sonra İnönü, 1950'de Demokrat Parti'ye devredip, muhalefet olmayı kabullenmiştir. (1946'da buna direnmiştir, zira iktidar pek tatlıdır.) CHP onlarca yıldır iktidar ortağı bile olmamasına rağmen Türk milleti her fırsatta Anıtkabir'e koşmakta, 10 Kasımlarda saygı duruşunda bulunmaktadır.
Pek çok Sosyalist iktidar, Venezüella'daki Hugo Chavez ve Nikolas Maduro hukümeti dahil olmak üzere, demokrasiye geçmek yada iktidarı başka bir partiye vermekten çekinmiştir. Partri içi demokrasi yollarını kapatmış, lekeli, belirsiz galibiyetler kazanmıştır. Halk kutuplaştırılmış ve karşı kutup şeytanlaştırılmıştır. Ülkede enflasyon almış başını gitmiştir. Devrim, ülkeyi zenginleştirmediği gibi eşitlememiş, Bolivarjivazi denen yeni dönem zenginleri türemiştir. Çin, İran, Rusya ve Türkiye gibi sosyalizmle, solla alakası olmayan otokrat yönetimlerle iş birliklerine, ortaklıklarına gidilmiştir.
Amerikan yada emperyalizm karşıtılığı, antidemokrarinin, otoriter yönetimlerin bahanesi olursa, Amerikancılığın bahanesi de demokratlık olur. Devrimleri demokrasi ve iktidar devirleri ile taclandırmalıyız.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder