kombassan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kombassan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ocak 2023 Cuma

ANADOLU KAPLANLARI-SON YILLARDA BİTEN İSLAMCI ŞEYLER 3

 




Azalarak biten İslamcı şeyleri yazarken, son üç harfli marketler tartışması, bana Anadolu Kaplanları sıfat tamlamasını hatırlattı. Doksanlı yıllarda ardı ardına fabrikalar açan Kombassan ve Yimpaş başta olmak üzere, ülkenin dört bir yanında, Konya'nında her ilçesinde fabrikalar açan halka açık sermayeli şirketler için söylenirdi bu sıfat tamlaması. Siyasal İslamın ekonomik refah vaadinini anahtar kelimesiydi. Bu halka açık sermayeli şirketlerle, küçük sermayeler birleşecek ve dev şirketler, ülkeyi sanayiye boğacaktı. (O zamanlar bu kadar sık petrol-doğalgaz ya da jelibon rezervi bulunmuyordu.)

Bu şirketler, her ne kadar adlarında Anadolu kelimesi olsa da, çoğu merkezi İstanbul'da bir caminin emekli müezzini olan tarikatlar tarafından yönetilmektedir. Son tartışmalara neden olan BİM'in Erenköy cemaati denen vakfa ait olduğunu da Barış Terkoğlu'nun yazısından öğrendim. FETÖ'nün tarikat şirketleri TUSCON denen  bir dernekte birleşmişti. Şimdi sormak isterim TUSCON üyelerinden hapiste olan var mı? 15 günlük acemi erler halen hapiste. Şimdi ben maddi sebeplerden dolayı BIMCEL kullanıyorum diye iki buçuk yıl sonra bir darbe teşebbesünden sonra terörist diye tutuklanmam umarım. Hiç FETÖ okuluna-dershanesine gitmedim; Bankasya'nın kapısından bile içeri girmedim. FETÖ yurt ve evlerinde bir gece bile kalmadım. Yalnız iki kere ziyaret ettim. Biri öğrenciyken, 1997 yılıydı sanırım, Isparta'da  hemşehrilik sebebi ile tanıştığım alt sınıf bir öğrenci beni öğrenci evine davet edilmiş ve orada Risale-i Nur (Said- i Nursi)okuması dinlemiştim. Ortamda F.G'nin bir resmini görmemiştim ama daha o zamanlar bu tür evleri başkası işletmezdi. Diğeri de 17-25'den sonra birgün  kendi öğrencilerimi ziyaret ettiğim öğrenci evinde,  sohbetin sonunda öğrenmiştim. Bütün bu süreçte FETÖ ile tek ticari ilişkim, o zamanlar sürekli olarak aldığım Atlas dergisi ve bazı ucuz kalemler almak  oldu. Oysa bu ucuzluk marketlerinden çok alış-veriş ettim ve arada bir de ediyorum. Bu marketler, eskisi kadar ucuz değiller ve hatta pahallı olması ile ünlü marketler ( Ankara'nın yerel marketi Çağdaş ve MİGROS'u biliyorum ben ve onları örnek vereceğim.) bazı ürünlerde daha ucuz olabiliyor. Bu üç harfli marketler,  ancak kendi özel ve çoğu kez  çok kalitesiz markalardan alırsan ucuz o da her zaman değil. Kaldı ki epeydir market zincirlerinin tüm şubelerinde aynı ürüne aynı fiyat uygulaması da olmuyor. Kiranın yüksek olduğu semtlerde aynı ürünler daha pahallı iken, kapı komşusu yerel marketlerle rekabetten dolayı da fiyatlar daha ucuz olabiliyor. 

Benim yazacaklarım ise daha geniş çaplı. Bu market zincileri, Anadolu Kaplanlarının ucuzuluk vaadiydi. Bu kaplanlar, ülkeye sanayileşme ve kalkınma da vaat etmişti. Bu halk iktidara hem seçimlerde hem de referandumlarda oy verme sebeplerinin başında, bu ani kalkınma vaatleri vardı. İşsizlik bitecek,  ülke süper kalkınmış bir teknoloji ülkesi olacaktı. Sonuçta bunların hiç biri olmadı. Bu tarikat holdingleri pek çok alana el attıkları gibi,  çoğu kez de kendilerini gizlemekteler. Mesela özel hastanelerin neredeyse hepsi, bu tarikat holdinglerine ait ama bu hastanelerde çok az türbanlı doktor-hemşire var. Benzer şeilde tarikatlar,  eğitim sektörüne de hakimler. Her yaz Cumhuriyet, Sözcü ve Birgün gibi gazetelere, bol Atatürklü ilan veren ve Atatürklü tiyatrolar oynayan pek çok özel okul da tarikatlara ait. Para kazanma konusunda tamamen pragmatist (faydacı) ve hatta oportünizstler (Fırsatçı).  Pek çoğu 12 Eylül döneminde de zengin olmuş. Geçenlerde Uğur Mumcu'nun Cumhuriyet gazetesi yazılarının derlemelerinden biri olan, 12 Eylül ve Şeriat adlı kitabı okudum. O gazete yazılarının ilk yayımlandığı tarihlerde daha ilkokul çocuğuydum. Sonra okumak bugünlere nasip oldu. Bugünün beşli çete üyeleri ve tarikat şirkelteri, 12 Eylülü pek sevmiş. O dönem gazetelerine de bir göz atın.

Bu Anadolu Kaplanı denen tarikat holdinglerin belkemiğini oluşuturuyor. Fetöcüler bile en son, Banksaya'da, banka kapanmasın diye tesbih çekip, dua ediyordu. Tarikatların yurtları ve kuran kursları, bu holdinglerin eleman devşirme kurumları. O kadar ki, işlerine yaramayacak gençleri, yurtlarından çabucak atıyorlar.  Sadece kendi şirketlerinde ya da tarikatların faaliyetlerinde çalışmaya değil, devlete sızmaya da adam arıyorlar. Devlete sızma amaçları da artık daha fazla rant. Anadolu kaplanları diye diye başımıza çıkarılan bu tarikat holdingleri, giderek ekonomiye daha büyük yük olmakta. 

Onları sevimli göstermemek adına, bu yazıma görsel eklemiyorum.


3 Şubat 2021 Çarşamba

ELON MUSK, BİTCOİN, YİMPAŞ, KOMBASAN VE JET FADIL

 


İki sene kadar önce karikatürist ve mizah yazarı  Umut Sarıkaya bir yazısında Elon Musk, Jet Fadıl olabilir mi diye sormuştu. Sonra bu konu Ekşisözlük ev diğer sosyal medya ortamlarında konuşuldu. Sonra Musk, Mars'a bir roket gönderince, Youtube Yürkiye'nin bilim elçisi Barış Özcan, bu söylemle alay etti. 

Arkadaşlar kızacaksınız ama ben hem Musk hakkında, hem de bitcoin hakkında benzer şüphelere sahibim.  Bircoin ve Musk bana sadece Jet Fadıl'ı değil, Kombasan ve Yimpaş holdingleri de hatırlatıyor.

Jet Fadıl demişken, şimdiki nesil onu bilmez. Doksanların sonlarında, ben daha yeni öğretmenliğe başlamıştım, bir sürü ortaklı şirket kurmuştu ve Siirt'te otomobil fabrikası kuracaktı. O günlerin çok popüler bir yarışma programına sponsor olmuştu (program galiba Çarkıfelek'di, ama otomobil markası Malezya menşeli Proton'du), her akşam en az iki otomobil dağıtıyordu. Proton otomobil alana iki adet koç hediye ediyordu (Tofaş'ı üreten Koç holdinge nazire yapmak için). Kurbanlık koç, o zamanlar da öyle ucuz bir şey değildi. O günlerde pek çok kişi, ciddi ciddi Siirt'e otomobil fabrikası kurulacağına inanmıştı,

Oysa Jet Fadıl, o zamanlar da sabıkalı bir dolandırıcıydı, kooperatif dolandırıcısıydı. Yarım bıraktığı binaların iskeletleri halen Ankara Sincan'da karayolu kenarında duruyor. 

Jet Fadıl sadece basit bir dolandırıcılık oyunu değildi. Kombasan, Yimpaş gibi çok ortaklı holdinglerle beraber, ülkeyi siyasal İslam'a hazırlamak araçlarıydı. Amaç halkı tarikatlarca yönetilen bir Türkiye'nin sanayileşip, kalkınacağına inandırmaktı. Aslında bu ikisi başta olmak üzere, hemen hepsi de üretmekten çok uzaktı. Ana sermayedarlar çoğunlukla Almanya başta olmak üzere yurt dışındaydı.

Kombasan ve Yimpaş, daha doksanların başlarında efsaneydi. 91 ya da 92'de lisede bir arkadaşımda Yimpaş sohbeti yaptığımızı hatırlıyorum. Farklı görüşte iki arkadaş olarak Yimpaş'ı öve öve bitirememiştik. Doksanlar boyunca Yimpaş ve Kombasan başta olmak üzere böyle çok ortaklı şirketleri övmeyenleri dövüyorlardı. O zamanlar bu sohbetler;  Adamlar üretiyor ağbi sözü ile biterdi. 



Oysa bu iki kuruluşun kazancı üretimden değil, Fetö tarikatının ve diğer Nurcu-şeriatçı toplulukların üyelerinin aidatlarından ve yeni üyelerden geliyordu. Açılan bir sürü fabrika-mağaza ve benzeri tesis ve medyanın gücü ile bu gerçek çok iyi gizleniyordu. O dönemde Samanyolu kanalı, Kombasan'ın kurucusunun hayatını dizi yapmıştı. Dizinin adı Kimyacı'ydı, zira holdingin kurucusu hayata bir Kimya öğretmeni olarak atanmıştı.

Bu holdinglere özenen pek çok amatör holding çıktı. Bunlar Fetö'nün örgüt disiplinine sahip olmadıkları için, çabucak battı. Bunlar arasında elli işçisi, beş yüz ortağı olan Munzur su şişeleme fabrikasını  hatırlıyorum. 

Gene doksanlarda Ramazanlarda meydanları kaplayan iftar sofralarını, fakir ailelere giden onlarca koliyi hatırlayın. Hepsi de Yimpaş ve Kombasan gibi 2002-2010 arasında sessizce kayboldu, azalarak bitti, çünkü amaçlarına ulaşmışlardı.

Bitcoin'in ise ana kaynağı Çin ve bence Bitcoin'de Çin'i finansal merkez yapmak için kullanılan bir enstrüman. Zira Bitcoin'in değeri matematiksel şekilde formasyonu zor bir şekilde artıyor ve azalıyor.  Bir de, bir işin ponzi sistemi olup, olmadığını anlamanın en kolay yolu, yatırımcıların, başkalarını da bu yatırıma davet etmesidir. Çünkü o şey, bir artı değer üretmediği ve güvencesi de olmadığı için değerinin artması, başkalarını  da onunla ilgilenmesi ile orantılıdır.

Yimpaş, Kombasan, Jet Fadıl ve hatta Çiftlikbank'ın en büyük yatırımcıları paralarını kurtardı. Hatta Yimpaş ve Kombasan'ın Almanya başta olmak üzere pek çok yatırımcısı, son günlerinde kar payı diye verilen faizler artınca tehlikeyi fark edip, paralarını çektiler.

Son olarak Elon Musk ve benzeri iş insanlarının başarı hikayelerinde batırılan ortaklar, zimmete geçen mülkler anlatılmaz. Nasıl ki büyük mafya babalarının başarı hikayelerinde öldürülen ortaklar, kankalar, kardeşler varsa; büyük iş adamlarının başarı hikayelerinde de kandırılan, batırılan ortaklar vardır. Sakıp Sabancı bir yerde yanılmıyorsam Goodyear'ın Türkiye fabrikası olacak, Koç holdingle rekabetini anlatıyor. (Ta lisedeyken okumuştum, biraz eksik-yanlış anlatıyorumdur, affedin) Lassa ve dolayısı ile Sabancı holding de bu fabrikaya ortak ama Koçlar bastırıp, yönetimi ele geçirmek istiyor. Merdi Kıpti'nin şecaat arz ederken, sirkatini söylemesi misali de fabrikanın küçük ortaklarını nasıl batırıp, fabrikada çoğunluğu ele geçirdiğini anlatır.

Steve Jobs genç yaşta öldüğüne dünya ağlasa da ortakları ve çalışanları (muhtemelen) zil takıp oynadı.  Zira çalışanlarını aşağılayan bir zorbaydı ve dolandırdığı tek kişi de beraber oyun yazdığı arkadaşı değildi. Şirket karda zirve yaparken, şirketten uzaklaştırılmasının da sebebi muhtemelen böylesi bir şeydi. Sahtekar olması, deha olmasını değiştirmiyor. Piksar'a gitti ve onu Walt Disney seviyesine getirdi. Sonra Apple'a geri döndü.

Elon Musk'da pek çok şeyi küçük yatırımcıların parası ile yapıyor.

Dostlarım, ortak dediğin işin başındadır, çalışır, çalıştırır. Kendisi yoksa bile yönetim kurulunda üyesi, denetlemek için muhasebecisi ve avukatı vardır. Borsadan hisse alarak da şirket ortağı olmazsınız, şirketin hisse değerini arttırarak, şirketi finanse edersiniz, yani bu da bir çeşit bankaya kredi verme işlemidir. Kimse de borsadan hisse alana doğru dürüst temettü vermez. Kazancınız, hisse değerinin artmasıdır. 

Küçük yatırımcı arada kolay harcanır, rulet masasına kaybedebileceğinizden fazla para koymayın.