kurtlar da ölür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kurtlar da ölür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Eylül 2026 Pazar

KURTLAR DA ÖLÜR



İnternette habire yeni sözler üretiliyor.  Bunlarda biri de kurtla oyun, kanla biter sözü. Gelecekte atasözü olabilir. Kurtlar, doğadaki en vahşi hayvanlar olabilir, zira en öngörülmez hayvanlardır. Bir kurdun kendisinin ya da yavrusunun hayatını kurtarmanız, size saldırmayacağı anlamına gelmez. Annemin, hırsızlıkla doymak olsa, kurt doyar diye de lafı vardır, çok severim. Kurtlar, çiftçinin, özellikle koyun yetiştiricisinin en büyük kabusudur. Öldürebileceği kadar koyun öldürür, sadece birisini yer. Kurt sürüleri genelde üç ila dokuz bireylik sürüler halinde olur ve sürüde sadece alfa çiftin yavrusu olur, yani sadece onlar cinsel ilişkiye girebilir. Çok sert kışlarda, yiyecek az olduğunda, önce alfa çift ve yavruları doyar. Bu sert kışlarda, bazı bölgelerde devasa sürüler olabilir; Rusya, Yakustistan'da üç yüz ila dört yüz birey,lik geçici sürüler tespit edilmiştir. Kalıcı en büyük sürü ise, Alaska'da, otuz beş bireylik bir sürüdür.

Kurtlar, hiç yiyecek kalmayınca birbirlerini yer. Yiyeceğin ve yiyecek bulma umutlarının tamamen bittiği anlarda aniden bir kurt, hoplayıp, zıplamaya başlar, sonra diğerleri ve hepsi birden dansa başlar. Bu çılgın dans, biri yorgunluktan bitene ve diğerlerine yemek olana kadar sürer. Doğanın u en vahşi yaratığının, neden Türk faşizminin simgesi olması da bu vahşiliktendir. Kurt, sadece yabanidir, evcilleşmez, onun yerine sürü liderine koşulsuz itaat eder; açlıktan ölme kıyısına gelmedikçe veya alfa dişi veya erkeğin yaşlanıp, güçten düştüğünü anlamadıkça. Fırsatçı ve işbirlikçiliğe yatkın olmasına rağmen, sadece kuzey yarım kürede ve soğuk iklimlerde yaygındırlar. Orada bile pek çok yerde soyları kurutulmuştur. İnsanlar bu vahşi canlıyı sevmemiştir.

Faşizme singe olması için en iyi hayvan kurttur. Faşizm'de ne arslanın  heybeti, ne kaplanın gücü, ne ayının cesareti, ne de diğer hayvanların insanda da olsa diyebileceğimiz faziletleri vardır. Faşizm de sanki bunlar kendisinden varmış gibi gösterir, sadece fırsatçıdır. Fakat insan, ne olursa olsun, bu fırsatçılığını, vahşiliğini doğrudan doğruya kendisine itiraf edemez. Onu çeşitli kavramlarla, kimlik politikalarıyla süsler. Thomas Hobbes'da meşhur, insan insanın kurdudur sözünü söylemiştir. Siyasette kurtluğun kitabını Makyavel yazmıştır, özellikle iktidarda kalmak isteyenler için.

Makyavelist öğütler, doktorların sağlıklı yaşam öğütlerine benzer. Sigara-alkol ve her türlü uyuştrucudan uzak dur, doğal beslen, hareket et, temiz hava, bol güneş, vesaire vesaire.... Bütün bunlara uyarsak, bin elli yaşına kadar yaşayacak mıyız, yoksa yarın bir gün aniden bir kaza kurşunu veya kanserle ölmeyecek miyiz? meşhur soruyu soralım, rakı içen öldü de, su içen ölmedi mi? İngiliz devlet adamı Wisnton Churchill, günde yarım kutu puro (üç paket sigara), yarım şişe viski içmeden uyumazdı, obez denecek kadar şişmandı ve gençliğinde esrar bile kullanmıştı; buna rağmen doksan bir yaşına kadar yaşadı. Makyavelist öğretilerin iktidarın ömrünü uzatacağı kesin değildir. Bütün bu baskı, takip, zorbalık ve ayak oyunları, iktidarın yıkılmasına da sebep olabilir. Baskılar ve tutuklamalar, olayla alakasız kişileri de muhalif yapabilir.

Siyaset kurtlar sofrasıdır ve büyük kurt iktidardır. Burada kurt metaforunu bırakıpi kaplan ya da ejderha metaforunu alalım. İktidarda olmak, Zülfü Livaneli'nin tanımıyla Kaplanın Sırtında olmaktır. Orada dururken muhalefete dilediğiniz gibi eser-kükrer, muhaliflerinizi bir lokmada yutarsınız. Sorun şu ki, devlet denen o eşderhe, kaplan ya da her ne ise, kimseyi sırtında sonsuza kadar taşımaz. İktidar sahibi ne kadar çok iktidarda kalırsa, iktidar değişimleri sonrasında o kadar çok kargaşa çıkar.Modern demokrasilerin birinci  amacı, bu değişmenin hem meşruiyetini, hem de sakince olmasını sağlamaktır. Htler'de daha iktidara gelmeden evvel, iktidarı elimize bir alırsak, hiç bırakmaaycağız demişti.

Sonuçta kurtlar da ölür, kurtluğun, çakalllığın, tilkiliğin bir alemi yok.