cezasızlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cezasızlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Mart 2026 Pazartesi

KOPYA SIKANDALINDA NEDEN TUTUKLAMA YOK?



 Ülkemizde günden hızlı değişiyor ve pek çok şeyde gözden kaçıyor. Milyonlarca insanı mağdur eden -KPSS sınavı tekrar yapıldı. ÖSYM'den bir kişi bile görevden alınıp, tutuklanmadığı gibi, skandala sebep olan dershane de, Youtube kanalı dahil, yerli yerinde. Yani değişen bir şey yok. İnsanların sınava ikinci defa girip, masraf yapacak olmaları dışında. Diyeceksiniz ki, sınav parası alınmayacak. Siz hiç düşünmüyor musunuz, bu insanlar cumartesi ya da pazar da olsa,  işlerinden izin alıyorlar. Sınav her yerde yapılmıyor, bazen de her il merkezinde yapılmıyor. İl merkezlerinde, büyük şehirlerde, sırf sınav için otellerde kalınıyor, akraba-tanıdık yanlarına gidiliyor. Kırılan umutlar ve hayaller de cabası.

Benim ki de laf mı? Koskoca milletvekil, rüşvet aldığını kameralar önünde itiraf etti de ne oldu? Konu itiraf ederken başının açık olmasına geldi. Soruşturma açacak savcı yok, çünkü HSYK doğrudan cumhurbaşkanına bağlı. 2010'un meşhur yetmez ama referandumunun ana konusuydu HSYK'nın yapısı. HSYK'yı siyasete bağlayarak, oradaki kemikleşmiş grupları yıkacaktınız. Evet, yıktınız, bravo, hadi gene öğünün, demokrasi peşindeydik deyin. İstanbul'da bir hastane, yatalak hastalarla alay eden hastane bir günde kapanıyor ama kırk beş çocuğa tecavüz edilen öğrenci yurdu, bir öğretmen ceza aldıktan sonra, vakfı ile beraber dimdik ayakta. Siz de bütün bu tecavüzler olurken, devleti geçtim, vakfın diğer yöneticileri nerede diye sormadınız.

Koca ÖSYM ya da kırk yıla yakındır ÖSYM'nin her ihalesini rakipsiz alan, Doğramacı ailesine ait Tepe Holding ve dolayısı ile Doğramacı ailesine ait Meteksan şirketinde bir kişinin bile savcılıkça ifadesi alınmadı ama ÖSYM sınavlar yapmaya devam ediyor.

Bir de farkında mısınız, uzun zamandır sınav birincileri ya açıklamıyor ya da halkın gözüne sokulmuyor. Muhalif kitlenin en büyük yanılgısı, tarikatlarla ilgili olarak 2002 yılını baz almaları. Oysa FEM dershaneleri 1990 ya da 91-92'den itibaren her sene üniversite sınavı birincileri çıkarıyordu. Yani o yıllar ve belki de daha öncelerine kadar uzanıyor bu kopya meseleleri. Siyasal İslamcılar, 12 Eylülden itibaren aşırı güçlenmeye başladılar. 12 Eylül gardrop Atatürkçüsü ve tarikat koruyucusuydu. Sol, ezilmek bir yana, sindirilirken, dincilik ve tarikatçılık yükseldi. Özal açıkça Nakşibenci (hatta annesi özel bir kanunla, Nakşi bir şeyhin mezarının yanına gömdürdü), Demirel ise, Said-i Nursi'nın yıllarca sürgün yaşadığı Isparta milletvekili oldu. Ecevit bile her yere tarikatçıları getirdi.

İşte böyle bir canavarla mücadele ediyoruz. Şimdi utanması ya da çekinmesi de yok. Kopya çekildiği belli ama ne tutuklama var, ne de görevden alınma.

(2021 Ekim'inda beşka bir blog için yazmılım, tekrar yayımlayasım geldi:

17 Mart 2020 Salı

MARAŞ ,ÇORUM, SİVAS VE DİĞER KATLİAMLAR HAKKINDA YANLIŞ ANLATILANLAR 3 (KATİLLERE ACIMAK)

dresden bombardımanı ile ilgili görsel sonucu
6.Halkın Pişmanlığı ve katillere acımak: Pek çok sitede savaş sonrası Almanya, Japonya, İtalya gibi ülkelere ya da onların vatandaşlarına fazlası ile acıyanları okuyorum. 
Ben de bir zamanlar onlar için üzülürdüm ama artık üzülmüyorum. çünküi artık biliyorum ki onlar içlerindeki canavarca hisle bunu yaptılar, kışkırtılmamışlardı ve öldürdükleri insanların masum olduklarını biliyorlardı. Kurbanların mallarının ve mülklerinin yağmalanmasına onlar da katılmıştı.
Drasden bombalanması için üzülenler, açlıktan öldürülen Minskliler ya da Hitler'in emri ile her tuğlası yıkılan Varşova için üzülmüşler midir acaba?


Ya da Hiroşimalı kadınlar, kocalarının ırzına geçtiği, zorla Japon askeri genelevlerinde çalıştırılan Koreli kız çocukları için ne düşünmüşlerdir?
Acı gerçek, dünyada pek çok kötülük cezasız kalmakta. Pek çok katil, ceza almak bir yana, ödüllendirilmekte.
Maraş-çorum-Sivas, Endonezya 1965 (Gestapu), Amerika'nın Kızılderili katliamları ve daha buraya yazsam sayfalar alacak katliamları sanıkları birer kahraman olarak yaşadı ve öldü.
Çok azı cezasını aldı, onlar da cezasını fazlası ile alsın ki, en azından daha sonraki gaddarlar, birazcık korksun.
Kelt kabileleri Roma'yı yağmaladıkları zaman başlarındaki komutan, Yenilenler Kahrolsun demişti. Sonra Romalı cesur biri, Keltlerin haraç terazisine altın yerine kılıcı attı ve ardından Romalılar,  Keltler'i  önce Roma şehrinden, sonra İtalya yarım adasından attı. Ardından da Romalılar Ketleri Yozgat'tan, İskoçya'ya kadar kovaladı.


Ben de diyorum ki, fethe çıkıp da yenilenler beter olsun. Beter olsun yağmadan zengin olanlar. Beter olsun ölen askerlerin üzerine siyasi bir gelecek kuranlar.. Acından ölsün, yıkılan yuvaların yerine lüks evler kurarak servetlerine servet katmaya çalışanlar.
Üzülmemeliyiz bir diktatörü çılgınca alkışlayan vahşi kalabalıklar için. O vahşi kalabalıkların çocukları için üzülmemeliyiz.
Hiroşima ile dünyanın nükleer serpintiye uğradığı için üzülebilirim. O bombalanan şehirlerdeki bitki, hayvan, hatta börtü böcek için üzülebilirim.

Artık ben o vahşi kalabıkların gerçek yüzlerini gördüm. Hiroşimalı ya da Drasdenli çocuklar için bile üzülmem bundan sonra. Yaşasalardı Yahudileri ve Sindileri sabun, Koreli ve Filipinli kızları fahişe yapıp, dünyayı kana bunayacak, anne ve babalarından daha acımasız olacaklardı. Şimdi Almanya ve Japonya, gayet güzel teknolojik ürünler üreten birer sanayi ülkesidir.

Hitler, Fransızların, Hollandalıları ve diğer deniz aşırı sömürgecilerin yaptığınız kıta Avrupa'sında yapmaya kalktığı için yenildi. Birileri Hindistan katliamları sonrası Dover, Londra, Mençıstır gibi İngiliz şehirlerini bombansaydı, Dachau, Austscwitz katliamları olmayacaktı.
Hitler, Avrupa'yı yakıp, yıkarak; beyaz adamın azgınlığını durdurdu. Atatürk ve Anadolu direnişi ile duraklama devrine giren batı sömürgeciliği, Hitler'den sonra sömürgelerde tutunamadı.
sömürgecilik haritası ile ilgili görsel sonucu
Önce askerlerini ve yönetimlerini çekti. Şirketleri ve işbirlikçileri (kompradorlar) yerini aldı bir süre. Şimdilerde Çin, Hint ve batılı olmayan ülke şirketleri ile kendi burjuvaları giriyor.
Hayır sayın okurlarım, katillere asla acımayalım. Bakunin; ezenlerden nefret etmeden, ezilenleri sevemezsiniz demiştir. Ben de diyorum ki, katillerden nefret etmeden, kurbanları sevemezsiniz.
çingene katliamı ile ilgili görsel sonucu