3 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
3 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Nisan 2026 Perşembe

İNCE MEMED 3 VE FELSEFESİ



Yaşar Kemal'in İnce Memed serisini okuyalı yıllar oldu. Roman dört cilttir ve sıraı. ile okunması gerekir. Beni üçüncü cildi çok etkiledi, etkilemek bir yana çarptı. Aslında romanın konusu klasiktir biraz, ana kahramanın tükenme sendromuna girmesi durumu anlatılır. Bu konuyu klasik yapan süper kahraman filmleridir; Marwel ya da D.C 'nin kahramnları (Süpermen, Örümcek Adam vesaire), bütün bu yaptıkları işin gereksiz ve yetersiz olduğu duygusuna kapılır. Bir ağa gitmekte, yerine yeni bir ağa gelmekte, sonuçta düzen değilmemektedir. İnce Memed'in kendisi de bir sosyalist lider değildir. Bu çabalamanın sebebi nedir? O da kendi keyfine baksın, niye kendisine eziyet etmektedir? Derken bir yakınına bu düşüncesini açar; o  da, zengin az, yoksul çoktur, yoksulu korumak gereklidirder. Bu söz İnce Memed'in silkinip, köylüden yana olmasını sağlar.

1990'da Sovyetler Birliğinin dağılması, hatta daha öncesinde Sosyalizmin, kapitalizme bir rakip çıkma ihtimalinin düşmesiyle, proleter, hatta küçük burjuva sınıfına saldırılar başladı. Askeri darbelerle güçlenen kapitalizm, işçi sınıfına yetmişlerde ve seksenlerde saldırmaya başladı. Margaret Thacher gibi neoliberal iktidar, İngiltere gibi gelişmiş ülkelerde bile  işçi sınıfını yoksullaştırdı. İşçilerin kazanılmış hakları birer birer değil, artık üçer beşer gaspediliyor. Buna bir de beyaz yakalıların, küçük burjuvalıktan düşmesini eklersek, felaket daha büyük. Her tarafa açılan üniversitelerin mezunlarının aşırılığı bir yana, buna bir de yapay zeka felaketi geldi. Beyaz yakalılar olarak, Yaşar Kemal'in Sarı Sıcak romanındaki traktör gelince işsiz kalan, ortakçı köylüler gibiyiz. (Benzer bir konu Steinbeck'in meşhur Gazap Üzümleri'nde de vardır.) Komünizm için, doktorla hammalın aynı maaş aldığı rejim derlerdi; şu an iş piyasasına bakın: çobanlar, sıvacılar, tır şoförleri ve pek çok mavi yakalı, pratisyenden zaten fazla kazanıyor, hatta yer yer uzman doktrolardan da fazla kazanıyorlar. Neoliberaller, sahra çölünü devlete verseniz, kumsuz kalırsınız diyorlardı. Türkiye'yi et ithal eder hale getirmek, sahra çölünü kumsuz bırakmaktan bile zor ama Turgut Özal'dan beri Türkiye'yi yönetenler, bunu başardı. Sovyetler Birliğinin dağılması, hatta diyalektik materyalizmin imkansızlığı, bu zulme ve yoksulluğa katlanmamızın bahanesi olmamalı.

Sadece sosyalizm ya da siyaset değil konumuz, hatta  siyaset bile değil; mücadele. Her mücadele eden, özelikle gerçek zorluklarla uğraşan insan, ara ara tükenebilir, her şeyi bırakıp, gitmek isteyebilir. O zaman bize,  mücadeleyi bırakmamız gerektiğini söyleyen birileri olmalıdır.

17 Mart 2020 Salı

MARAŞ ,ÇORUM, SİVAS VE DİĞER KATLİAMLAR HAKKINDA YANLIŞ ANLATILANLAR 3 (KATİLLERE ACIMAK)

dresden bombardımanı ile ilgili görsel sonucu
6.Halkın Pişmanlığı ve katillere acımak: Pek çok sitede savaş sonrası Almanya, Japonya, İtalya gibi ülkelere ya da onların vatandaşlarına fazlası ile acıyanları okuyorum. 
Ben de bir zamanlar onlar için üzülürdüm ama artık üzülmüyorum. çünküi artık biliyorum ki onlar içlerindeki canavarca hisle bunu yaptılar, kışkırtılmamışlardı ve öldürdükleri insanların masum olduklarını biliyorlardı. Kurbanların mallarının ve mülklerinin yağmalanmasına onlar da katılmıştı.
Drasden bombalanması için üzülenler, açlıktan öldürülen Minskliler ya da Hitler'in emri ile her tuğlası yıkılan Varşova için üzülmüşler midir acaba?


Ya da Hiroşimalı kadınlar, kocalarının ırzına geçtiği, zorla Japon askeri genelevlerinde çalıştırılan Koreli kız çocukları için ne düşünmüşlerdir?
Acı gerçek, dünyada pek çok kötülük cezasız kalmakta. Pek çok katil, ceza almak bir yana, ödüllendirilmekte.
Maraş-çorum-Sivas, Endonezya 1965 (Gestapu), Amerika'nın Kızılderili katliamları ve daha buraya yazsam sayfalar alacak katliamları sanıkları birer kahraman olarak yaşadı ve öldü.
Çok azı cezasını aldı, onlar da cezasını fazlası ile alsın ki, en azından daha sonraki gaddarlar, birazcık korksun.
Kelt kabileleri Roma'yı yağmaladıkları zaman başlarındaki komutan, Yenilenler Kahrolsun demişti. Sonra Romalı cesur biri, Keltlerin haraç terazisine altın yerine kılıcı attı ve ardından Romalılar,  Keltler'i  önce Roma şehrinden, sonra İtalya yarım adasından attı. Ardından da Romalılar Ketleri Yozgat'tan, İskoçya'ya kadar kovaladı.


Ben de diyorum ki, fethe çıkıp da yenilenler beter olsun. Beter olsun yağmadan zengin olanlar. Beter olsun ölen askerlerin üzerine siyasi bir gelecek kuranlar.. Acından ölsün, yıkılan yuvaların yerine lüks evler kurarak servetlerine servet katmaya çalışanlar.
Üzülmemeliyiz bir diktatörü çılgınca alkışlayan vahşi kalabalıklar için. O vahşi kalabalıkların çocukları için üzülmemeliyiz.
Hiroşima ile dünyanın nükleer serpintiye uğradığı için üzülebilirim. O bombalanan şehirlerdeki bitki, hayvan, hatta börtü böcek için üzülebilirim.

Artık ben o vahşi kalabıkların gerçek yüzlerini gördüm. Hiroşimalı ya da Drasdenli çocuklar için bile üzülmem bundan sonra. Yaşasalardı Yahudileri ve Sindileri sabun, Koreli ve Filipinli kızları fahişe yapıp, dünyayı kana bunayacak, anne ve babalarından daha acımasız olacaklardı. Şimdi Almanya ve Japonya, gayet güzel teknolojik ürünler üreten birer sanayi ülkesidir.

Hitler, Fransızların, Hollandalıları ve diğer deniz aşırı sömürgecilerin yaptığınız kıta Avrupa'sında yapmaya kalktığı için yenildi. Birileri Hindistan katliamları sonrası Dover, Londra, Mençıstır gibi İngiliz şehirlerini bombansaydı, Dachau, Austscwitz katliamları olmayacaktı.
Hitler, Avrupa'yı yakıp, yıkarak; beyaz adamın azgınlığını durdurdu. Atatürk ve Anadolu direnişi ile duraklama devrine giren batı sömürgeciliği, Hitler'den sonra sömürgelerde tutunamadı.
sömürgecilik haritası ile ilgili görsel sonucu
Önce askerlerini ve yönetimlerini çekti. Şirketleri ve işbirlikçileri (kompradorlar) yerini aldı bir süre. Şimdilerde Çin, Hint ve batılı olmayan ülke şirketleri ile kendi burjuvaları giriyor.
Hayır sayın okurlarım, katillere asla acımayalım. Bakunin; ezenlerden nefret etmeden, ezilenleri sevemezsiniz demiştir. Ben de diyorum ki, katillerden nefret etmeden, kurbanları sevemezsiniz.
çingene katliamı ile ilgili görsel sonucu