skandal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
skandal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ekim 2025 Pazartesi

ÖĞRETMENEVİNDE SIKANDALIN ARDINDAN MEYDAN DAYAĞI



Bu öykü, güzel ülkemizin taşrasındaki onlarca cinsel sıkandaldan biri. Hikaye ne kadar doğru bilmiyorum, tamamen doğru olabilir ama tamamen yanlış değildir. Komik bir olay olduğu için anlatıyorum, daha doğrusu trajikomik bir olay olduğu için. Öykümüz Anadolumuzun sonradan ilçe yapılmış bir ilinin, sonradan ilçe olarak o ile köy yada kasaba irisi ilçesinde olmuş. İlçe, il merkezinde kısmen yakın, memurların çoğu il merkezinde yaşıyor, mesaileri için ilçeye geliş-gidiş yapıyor. İlçe merkezinin üç ila beş bin arası nüfusu var ve oteli-öğretmenevi-misafirhanesi falan yok. Bir zamanlar varmış ve bu olaydan dolayı kapanmış.

İlçede kapanan bir kahvehane, ilçe millli eğitim müdürlüğünce kiralanıyor. Bir tarafı memurlar vakit geçirsin diye kahvehaneye dönüştürülürken, bir kısmına da ufak odalar yapılıyor, ilçeye gelenler gece kalabilsin diye.

 Kadın öğretmenlerden biri, sicilinde yöneticilik olsun diye, vekaleten müdürü yapılıyor, ilçedeki iki ayrı okuldan iki hizmetli, öğretmenevinde görevlendiriliyor. Bir süre bu mini öğretmenevi işliyor, ta ki o cuma gününe kadar. Bu ilçenin önemli bir özelliği (o zamanlar, şimdi nasıl bilemem, muhtemelen aynıdır), hemen hemen her erkeğin, illa cuma namazına gitmesi, cuma günü sokakların boşalmasıdır. Kadınlar evlerinde, erkekler de camidedir. Herkesin birbirini tanıdığı küçük kasabada, bu bir güvenlik sorunu değildir. Bu ilçede halk, cuma yada cuma günü yerine, hayır-mübarek cuma derler.

Bu iki hizmetli, ilçenin cuma günü ile ilgili bu özelliğini kullanmaya karar veriyorlar. Bu iki arkadaş evli ve çocuklu bunu da atlamayalım. İl merkezinde, para karşılığında cinsel hizmetler sunan bir kadınla anlaşıyorlar. Cuma günü herkes namazdayken, kadını ilçeye getirecekler, işlerini halledecekler. Uzatmayalım, düşündüklerini yapıyorlar ancak kadının acıkması ve yemek istemesi, hatta kadına olmaz deyince, kadının bağırıp, çağırıp, küfretmesi, planlarını bozuyor. Mecburen ilçenin tek lokantası olan kebabçıdan yemek söylüyorlar. Yemeği getiren paketçi çocuk, odalardan gelen dumanı görünce şüpheleniyor, o an için hiç bir şey demiyor. Doğruca camiye, dağılmakta olan cemaate gidiyor, durumu anlatıyor, ahali doğruca öğretmenevine gidiyor. İki arkadaştan biri kaçarken, diğeri çok fena bir meydan dayağı yiyor. Kadına ne olduğu meçhul, galiba usulca il merkezine geri gönderiliyor. Olay hakkında tutanak tutuluyor ve olayın sicili, kağıt üzerinde de olsa müdür vekili olan kadın öğretmene işleniyor, öğretmen arkadaş sinir krizi geçirip, ilk fırsatta ilçeden tayin istiyor. İkilinin eşleri de muhtemelen uzun süre kavga çıkarıp, sineye çekiyor çünkü boşandıklarına bir şey duymadım. 

Bu da böyle mini bir skandaldır.

3 Ekim 2025 Cuma

FECÖ VE SAİD-İ NURSİ (NURCULUK DİNİ)

 


1)Fecö bir nur talebesiydi ve hep öyle kaldı. Okullarında, evlerinde ve teşkilatlarında öncelikli olarak okutulacak kitap, Risale-i Nur Külliyatıdır. Fecö'nün yazdıkları ve söyledikleri her zaman, Nursi'nin gölgesinde kalmış, Fecö, Nursi'den sonra gelecek olan Bedüüzaman olmamıştır. Genel anlamda Nurcular, risaleleri okuyanlar olarak, okuyucu Nurcu, yazanlar olarak yazıcı Nurcu diye ikiye ayrılır. Nurcular, risaleleri okur, yazıcılar elleriyle yazar. Fecö'nğn yazdıkları asla risalelerin kutsallığı ile yarışmadı. Sadece Fecö, sırma işlemeli cübbe giydi, tıpkı üstadı gibi. Diğer Nurcu şeyhler, sırna işlemeli cübbeyi giymedi.

2) Fecö, Nursi'nin hemşerisi olduğunu söylemekle beraber, onunla akrabalığını da ima etmiştir. Erzurum, Pasinler kütüğüne kayıtlı da olsa, Bitlis'ten göç ettiğini söylemişti. Nurcularda, üstad dedikleri Nursi'ye yakınlık derecesi önemlidir. Üstadı gören abiler ve görenler gören abiler diye bir hiyeraşileri vardır. Fecö ise ilerlemiş yaşı, hatta bu gün artık ölü olmasına rağmen, üstadı gören abi değildir. Gerçekten Bitlisli olmayıp, kendisine Nurcular arasında meşruiyet sağlamak için bunu söylemiş olabilir.

3)Fecö ve Fecöcüler, uzun zaman Nursi üzerinden kendilerini yüceltmişler ve bir hocamın deyimiyle, Nursi'nin umuzundan tüfek atmışlardır. Kuponla Nur külliyatı verilmiş, yazılarda mutlaka külliyata atıf yapılmıştır. Kutlu doğum haftası, seksenlerde 13 Ekim yada Ekim ayının ilk haftası kutlanıyormuş ve daha ziyade Diyanet işleri kutluyormuş ve bu kutlamalar daha mütevazıymış. Doksanlardan itibaren 20 nisan olarak ve bu hafta baz alınarak, Föcö'nün doğum günü olarak kutlanmaya başlanmış. Bu kutlama da Nursi etkisi var.

4)Nursi'de, Fecö'de en başından itibaren devletteki bazı grupların bilgisinde, kontrolünde ve denetimindeydi. Fecö, bu kadar hızlı büyüyüp, devlet içinde çeteleşirken, devlet içindeki başka birimler de takip ediyordu. Necip Hablemitoğlu, Hanefi Avcı ve benzeri yazarları okusanız, bu bilgileri sadece kendi imkanları ile almadıklarını, bilgilerin onlara iletildiğini de görürsünüz. Doksanların başında çok da saklanacak gibi değillerdi, iyice yüzsüzleşmişlerdi. Fecö, nasıl devlete sızmışsa, devlette Fecö'ye sızmıştı. Nursi'de en başından itibaren, devletin içindeki bazı gruplarca korunuyor, o sıralar Anadolu'ya egemen olan Ticanilik tarikatının yerine hazırlanıyordu.

5)15 T'den sonra Fecöcülük gibi, Nurculukta tasfiye edilmeye başlandı. Nurculuk birden bitirilmedi. 15 T'den sonraki ilk aylarda biraz destekleniyor gibi gösterildi. Hatta bazı otobüs-metro tutacaklarına risale ayetleri yazıldı. Bir sene sonra, önce sosyal medya risalecileri hesaplarını birden bire kapatmaya başladı. Nurculuk, seksen yıl boyunca Anadolu'nun başat tarikatı oldu. Şu anda ise bunu, üçe bölünmüş Menzil'e kaptırdı. Menzil başat olması ile tarikatçılığın demode olma dönemi başladı. Artık her tarikat aynı zamanda darbeci olma ihtimali olan kurumdur. Nurculuk, Atsız'ın Nurculuk Denen Sayıklama başlıklı yazısından da anlaşılacağı üzere Ticaniliğin yerine kuruluş, Nurculuğun yayılmasıyla, Ticanilik tasfiye edilmiştir. 


6 Ocak 2024 Cumartesi

Yer İzmir-Bornova, 13 Mayıs 2022, Konu: Suriye Uyruklu AİLELER (çocuk cinsel istismarı)

 


Yer İzmir-Bornova, 13 Mayıs 2022,
Konu: Suriye Uyruklu AİLELER

Bornova'da yaşayan Suriye Uyruklu Aile bir çocuğun cinsel istismarı olayına karışıyor. Olay göç idaresi Başkanlığı'na intikal ettiriliyor ve söz konusu yabancıların Geçici Koruma Yönetmeliğinin 34. Maddesinin ilgili fıkrası kapsamında İl Göç İdaresi'ne DAVET ediliyor. çocuk cinsel istismara uğruyor, Suriyeli aile davet ediliyor.

Daha sonra geçici koruma kaydına açık iller arasından öncelikli gitmek istedikleri iller soruluyor ve paşa gönüllerinin istediği ile sevk işlemleri başlatılıyor.

İl müdürlüğüne DAVET edilen tacizci sapıklar Kırşehir ilimize gitmek istediklerini belirtiyor ve bu sapıklara yol izin belgesi düzenleniyor ve skandalın üzeri kapatılıyor.
Tıplı ensar vakfı daha birçok çoçuk Dosyasında olduğu gibi!
Not; ırkçılık olarak algıyanın ağzının üstüne kürekle vururum. Tacize uğrayan Türk vatandaşı bdeğilde mültecide bir çoçukta olsa aynı tepkiyi veririm.
Asıl olay devlet kurumlarının rezilliğidir.
Çocuk istismarı ödüllendirilecek bir suç değildir.

Kaynak: x.com  

Rose(Gül Şahin,Gül’ce)


4 Ocak 2024 Perşembe

SIKANDAL 4 OCAK 2023

 


Eşini AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin'in doktor kardeşi Eyüp Çağatay Zengin’le yatakta yakalayan adam ve arkadaşlarının hayatı karardı! Doktor Mustafa Çağlar B, 24 Eylül 2023 tarihinde 02:00 sularında Ankara Yenimahalle’de bulunan evine geldiğinde içeriden eşi ile birlikte bir erkeğin sesinin geldiğini farketti. Eşinin kendisi aldattığından şüphelenen Mustafa Çağlar B önce polisleri ardından dayısı Ali Ekber B., arkadaşları Gürkan İ. ve Binbaşı F.D.’yi de aradı. Polisleri bekledikleri sırada yakınlarıyla içeri giren Mustafa Çağlar B. eşi Ece B.’yi Eyüp Çağatay Zengin ile kendi yataklarında zina halinde yakaladı. Bu sırada yataktaki Eyüp Çağatay Zengin evden ayrılmaya çalıştı. Ancak Ece B’nin kocası Mustafa Çağlar B. buna engel oldu. Yaklaşık bir dakika sonra arkadaşı Gürkan İş, polislerle eve geldi. Polis ekiplerine olayı anlatan Mustafa Çağlar B.’nin şikâyetçi olduğunu belirtmesiyle Tokat’ta bir başka hastanede ortopedi uzmanı olan Eyüp Çağatay Zengin polisler tarafından Şentepe Karakolu’na götürüldü. Ancak iddialara göre eşini zinada basan Mustafa Çağlar B. ve arkadaşları karakola gittiklerinde Eyüp Çağatay Zengin ve Ece B. ‘nin karakolda olmadıklarını gördüler.  Gece yaşanan bu olayın ardından ertesi gün Ece B. Kocası Mustafa Çağlar B’ye boşanma davası açtı. Aynı gün Mustafa Çağlar B. de eşine karşı zina nedeniyle karşı boşanma davası açtı.    Boşanma davaları sürerken siyasi nüfuz iddiaları gündeme geldi. İddialara göre, evli kadınla yatakta basılan Eyüp Çağatay Zengin ablası AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin’i devreye soktu. Ece B.  eşinin arkadaşı olan Binbaşı F.D. ve Gürkan İş ile dayısı Ali Ekber Boyraz ve eşi Mustafa Çağlar B. hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal, silah kullanma, hırsızlık gibi suçlamalarla savcılığa başvurdu. Ece B. aldattığı eşi Mustafa Çağlar B’nin arkadaşı Binbaşı F.D’ye Ankara 2. Aile Mahkemesi’den kendisini tehdit ettiği iddiasıyla uzaklaştırma ve elektronik kelepçe uygulaması kararı aldırdı. Binbaşı F.D’nin karara itirazı sonuçsuz kaldı. Ece B. ayrıca o gün eve gelen Ali Ekber Boyraz, Gürkan İş , Binbaşı F.D ve eşi Mustafa Çağlar B. hakkında da konut dokunulmazlığını ihlal, özel hayatın gizliliğini ihlal, silah kullanma, hırsızlık gibi çok fazla suç isnat ederek şikâyetçi oldu. Binbaşı olan arkadaşı Binbaşı F.D.’ye yönelik baskıları anlatmak için askeri makamlara bir dilekçe yazan Mustafa Çağlar B.’nin dilekçesi şu şekilde: “Eşim Ece B.’yi 24.09.2023 tarihinde kendi evimde kendi yatağımda Eyüp Ç. Z. (Ak Parti Grup Başkan Vekili Özlem Zengin’in kardeşi) ile zinadan yakaladım. Zinadan yakalanan eşim Ece B. ayıplılık halini örtmek için ertesi gün şiddetli geçimsizliğe dayalı boşanma davası açtı. Zina durumunu inkar edip beni eterle bayılttılar diyecek kadar fütursuz iddialarda bulundu. Hatta beni suçlu göstermek için darp, evdeki eşyaları çalmak, özel hayatın gizliliğini ihlal ve benzeri suçlarla suç duyurusunda bulundu. Gene zina olayına şahit olmaları nedeniyle yanımda bulunan Mühendis Binbaşı F.D., Doktor Gürkan İş ve dayım Ali Ekber Boyraz hakkında bir sürü iftira ile suç duyurusunda bulunarak beni baskı altında tutmaya çalıştı. Arkadaşım Binbaşı F.D. için elektronik kelepçe kararının kaldırılmasından sonra eşim Ece B. çıldırmış ve beni Genelkurmay’a giderek arkadaşım F.D’nin hayatını bitirmekle tehdit etti. Sonradan eşim Ak Parti milletvekili Mehmet Ali Çelebi ile 29 Aralık 2023 günü birlikte arkadaşım Mühendis Binbaşı F.D’nin çalıştığı kuruma giderek, komutanı Tuğgeneral Osman Alp ile konuşmuş olduğunu eşim Ece B’den öğrendim.”

KAYNAK: X.com @whisperhaber

@whisperhaber
@whisperhaber
@whisperhaber